Bir Kitap Bin Hitap

Bir Kitap Bin Hitap
@1kitapbinhitap
Okumak öğretir öğrenmek yüceltir.
Erzurumlu İbrahim Hakkı’ya sorarsanız, 40 lokma ekmekten 1 damla kan, 40 damla kandan 1 damla menî olur; 40 damla menîden 1 damlası tutar, 40 tutandan 1 damlası rahimde gelişir, 40 gelişinden 1 tanesi doğar, 40 doğandan 1 tanesi olgunluk yaşına erer, 40 erenden 1 tanesi istidatlı çıkar, 40 istidatlıdan 1 tanesi tarikate girer; 40 girenden 1 tanesi orta, 40 ortadan 1 tanesi yüksek, 40 yüsekten de biri irşada salih… Kurduğu nispeti aşağı yukarı ifadeye çalıştığımız İbrahim Hakkı Hazretlerinin bu ölçüsünü sadece bir çetinlik remzi diye ele almak ve 40 mürşidden de yalınız birinin kutup olabileceği hesabiyle gerçek velînin kaç lokma ekmekten meydana gelebileceğini hayal etmek güzel olur. Allah hiçbir devri boş bırakmamıştır ama, günümüzün, herbiri tasavvuf pazarında sergi kurmuş ve göz plânına çıkmış şeyhlerini, en aşağı onda dokuziyle, kulaktan ve kitaptan kapma velîlik tavır ve edaları içinde birtakım hokkabazlar kabul etmekte hatâ yoktur.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Sözün gücü Zamanın birinde bir kadın, gittiği her ortamda komşusunun aleyhinde konuşuyormuş. Hakkındaki konuşmalar kulağına gelen komşu, bu kadından şikâyetçi olmuş. Mahkeme günü kadın kendinde bir kusur görmeyerek hâkime, sözler kimseye zarar vermez ki neden beni buraya çağırdınız, demiş. Peki, demiş hâkim, şimdi evine dön ve bir kâğıda komşunla ilgili söylediğin şeyleri yaz. Sonra kâğıdı ufak parçalara ayırıp dışarı savur. Yarın da buraya gel, davanın sonucunu açıklayacağım. Kadın denileni yapıp ertesi gün gelmiş. Hâkim, dün yırtıp sokağa attığın kâğıtları toplayıp bir araya getirebilirsen serbestsin ama bunu başaramazsan bir yıl hapis cezasına çarptırılacaksın, demiş. Kadın, bu mümkün değil, rüzgâr onları başka yerlere savurmuştur, diyerek isyan etmiş. Hâkim son sözünü söylemiş: Sözün kime ne zararı var ki diyordun. Söylediğin sözler de o kâğıt parçaları gibi etrafa dağıldı, kim bilir nerelere ulaştı ve komşunun itibarını zedeledi. Artık senin o komşuna verdiğin zararı telafi etmen çok zor.
Küçük günahta ısrar büyük günaha kapı aralar Yaratılışı gereği insanın hiç kötülük işlememesi, melekler gibi günahsız ve masum olması imkânsızdır. Mümin, hata ve unutarak günah işleyebilir. Sevgili Peygamberimizin şu sözleri Yüce Allah’ın da insandan tamamen günahsız olmasını beklemediğini göstermektedir: “Canım elinde olana yemin olsun ki, siz günah işlememiş olsanız, Allah sizi ortadan kaldırır da, günah işleyen bir topluluk getirirdi. Onlar Allah’tan bağışlanma dilerler, O da kendilerini affederdi.” (Müslim, Tevbe, 11) Kur’an’da, “Allah’ın günahkâr kimseyi sevmediği” (Bakara, 2/276) söylenirken, günahı önemsemeyen, alenî olarak işleyip etrafına da yayan, kötülüğü alışkanlık hâline getirerek ısrarla tekrarlayan, hatadan sonra pişmanlık duymayan kimseler kastedilmektedir. Mümine yakışan ise, bütün bu olumsuz tavırlardan uzak durmak ve günah işlediğinde bunu açığa vurup diğer insanlara kötü örnek olmak yerine günahını saklı tutarak (Müslim, Tevbe, 42) Rahmân’dan af dilemektir. Unutulmamalıdır ki, küçük günahlarda ısrar etmek büyük günahlara kapı açmak demektir.
Sonraki günü yazanlar yazmış herkes kendi haberini izleyecek
Kıyametten sonraki gün hiçbir gazete olmayacak. Ne kadar garip. Dünya tarihinin en mühim olayı, basına yansımadan kalacak. Georgi Gospodinov
Eşe saygı göstermek Hz. Ömer (r.a.) döneminde bir kişi hanımını şikâyet etmek için onun evine gider. Eve gelip tam kapıyı vuracağı an eşi Ümmü Külsûm’ün (r.anhâ) halifeye karşı sert konuştuğunu ama onun cevap vermediğini duyar… Hemen geri dönmeye niyetlenir… - Ben de hanımımı şikâyet etmeye geldim oysaki o benden daha çok söz işitmesine rağmen sabrediyor, der. Bu sırada Hz. Ömer (r.a.) evinden çıkar ve adamı görür: - Dur, niçin gelmiştin? diye sorar. - Ey müminlerin emiri! Hanımımı şikâyet etmeye gelmiştim ama aynı hali sizin de başınızda görünce dönmeye karar verdim, der. - Bunun üzerine, hanımımı, üzerimdeki şu hakları sebebiyle af ederim, der Hz. Ömer (r.a.). 1- Nefsimi onunla haramlardan korurum, 2- Cehennem ile benim aramda perdedir, 3- Evimin bekçisidir, 4- Çamaşırlarımı yıkar, 5- Ekmeğimi yapar, yemeğimi pişirir. İşte eşimin bu hakları benim ona karşı saygılı davranmamı gerektirir.