Sanat bir sanatçının var olmasını gerektirir ve bu zorunludur. Edilgen, özü gereği etkin olanı talep eder, çünkü onun nedeniyle edilgen olmuştur. O’ndan dolayı edilgen olmasaydı, edilgenliği ve etkiyi kabul etmez ve failin aksine müteessir (etkilenen, edilgen) olmazdı. Çünkü fail, iradesiyle iş yapar. Dilerse yapar, bu durumda fail diye isimlendirilir, dilerse yapmaz. Edilgen ise bu özelliğe sahip değildir.
Bir şeyhim ‘Bize ve Allah Teâlâ’nın iyi kullarına selâm olsun’ veya ‘Size selâm olsun’ dediğimde şöyle demişti: ‘Bir yoldaşına selâm verdiğinde, Allah Teâlâ’nın yeryüzünde ve gökteki ölü ve diri bütün iyi kullarını aklına getir. Çünkü selâmın bu makamdan sana iade edilir. Selâmının ulaştığı Hakka yakın her melek veya temiz ruh, mutlaka selâmını alır. Selâm bir duadır. Böylece duan kabul edilir ve kurtuluşa erersin. Allah Teâlâ’nın heybetinde kendisini kaybetmiş, O’nunla ilgilenip kendinden geçmiş kullarından birisine selâmın ulaşmadığında -Hâlbuki bu genel ifadenle onlara da selâm verdin, -onlar adına selâmını Allah Teâlâ ahr. Hakkın selâmını alması, sana şeref olarak yeter. Keşke kimse verdiğin selâmı duymasaydı da, Hakk onların yerine selâmını alsaydı. Böyle bir şey senin adına daha büyük şeref olurdu!’
insan âlemdeki son varlık cinsidir. Şöyle ki, âlemde altı cins, her cinsin altında tüıler ve türlerin altında da türler vardır. Birinci cins melek, ikinci cins cin, üçüncüsü maden, dördüncüsü bitki, beşincisi hayvandır. Böylece mülk tamamlanmış, düzenlenmiş ve dengeye kavuşmuştur. Altıncısı ise insan cinsi olmuştur, insan bu memleket üzerinde halifedir. .
Kur’an, peygamberleri zikrederken ‘Onlar Allah Teâlâ’nın hidayet verdiği kimselerdir, sen de onların hidayetlerine uy' buyurur: Bu doğrudur, çünkü Allah Teâlâ onların hidayetleri demiştir. Onların hidayetleri, Allah’tandır ve Rasûlullâh sallallâhü aleyhi ve sellem’in şeriatıdır.