İclal Aydın oyunculuğunu sevdiğim birisi. Kitabı olduğunu öğrendiğim zaman hemen alıp okumak ve televizyonda gördüğümüz izlediğimiz birinin yazarlığının nasıl olduğunu deneyimlemek istedim.
Yazı dili ve anlatım dili gayet açık ve akıcı. Uzun zamandır kitap okumaya ara vermiştim ve sıkmadan aktı gitti hikaye.
Kitap benim için ayrı bir yere sahip çünkü kendimi bulduğum bir kitaptı ve kendimi karakterlerin yerine koyarak okudum kitabı. Bende dokunduğu yerler çok başkaydı.
Kitaba gelecek olursak kitapta Türkan'ın hikayesi en çok merak ettiğim oldu. Ayvalık'tan İstanbul'a gelin gittikten sonra bazı ufak tefek detaylar dışında biz okurlarda Türkan'a ne olduğunu, neler yaptığını göremedik neredeyse yarısına kadar.
Türkan konusu geldiğinde çok geç bir saat olmuştu ve kitabı elimden bırakamadım, devam ettim okumaya. Kitapta anlatıcı Dönüş ve onun çevresinde gelişen hikaye gibi dursa da her karakterin kendi hikayesinde iyisiyle kötüyle bir başrol olduğunu görüyoruz.
Kitapta Türkan, Derya ve Dönüş hikayesinin detaylarını tek seferde görmüyoruz. Bundan sebep Derya ve Türkan hikayesine değinilmiyor zannetmiştim fakat yanılmışım. Sıralı bir düzen gibi değilde aklına bir şey gelirde bahsi açılır ya.. İşte geçmişin sırlarını da bu şekilde aralıyoruz.
Kitapta dört bölüm mevcut. Birinci ve en uzun bölüm Mavi yıllar, her karakterden parçaları okuduğumuz bölüm. İkinci bölüm Sarı yıllar, üçüncü bölüm Yeşil Yıllar ve son olarak Turkuaz yıllar ile sonuca bağlanıyor.
Aslında çok fazla detay vermek isterdim fakat okurken bana sürpriz olanlar size de sürpriz olsun isterim. Şunu söylemek isterim ki, hayatın gerçekliği ile yoğrulmuş küçük bir ilçede sıcak samimi dostluklar, birlik ve dayanışmanın örneği sımsıkı sarıyor bizi. Günümüzde kaybedilen insana olan saygı, sevgi ve değer için