"Onca boş şey arasında bir tek şey var, ruhun sevdiği, yanıp tutuştuğu bir tek şey, parlaklığıyla göz kamaştıran ve yalnızlığına leke sürdürmeyen."
" Ruhtaki uyanma; gönlün en derin yerinde gerçek leşen uyanma." dedi. "İnsanın bilincini apansız istila eden ve onun gözlerini açan, taşkın, muhteşem bir güç bu. Öyle bir güç ki, içine o doğunca, Hayat'ı, muhte şem bir müziğin baş döndüren sağanağı içinde, yoğun bir ışıkla kuşatılmış görür insan. Bu olduğu zaman insan, yerle gök arasında dikilmiş bir güzellik abidesine dönüşür. Yahut zaten böyle olduğunu ha tırlatır bakanlara. Bu içe doğan şey gönül de apansız parlayan bir alevdir ki, yüreği yakar ve böylece arındırır onu. Yeryüzün den yukarılara çeker çıkarır insanı; dipsiz göklerde gezindirir. O bir incelik, bir gönül yüceliğidir ki, gönül ona hayran olur, onunla sarhoş olur ve ona uzak düşen her şeye karşı direnir ve onun büyük anlamını anlamaya kendini kapalı tutanlara başkal dırır. Gizli bir eldi bu, benim için. Ben, ailem, dostlarım ve öteki şehirliler arasın da, onlar gibi bir toplum üyesiyken, göz lerimin önündeki perdeyi aralayan gizli bir el..."