Dinlemek kendi ihtiyaçlarımızı bir süreliğine askıya almayı gerektirir. Bu yüzden dinlemek bir sanattır: Empatinin kanatlarına tutunarak aramızdaki mesafeyi aşıyor ve sana ulaşıyorum. Kendimi geri çekiyor ve bütün varlığımla senin ummanına dalıyorum. Sözü işitmek için insan olmak gerekir: ' Arifin her bir sözünü duymaya insan gerek/ Bu cihanda sanma kim hayvan olan anlar bizi / Ey niyazi katremiz deryaya saldık bugün / Katre nice anlasın umman olan anlar bizi'
Benden farklı olan, benim yaşayışımdan farklı olan, sadece farklı hikayeleri olan kişidir. Onu dinlerim, onunla konuşurum, ona anlatırım. Kalbini açmayana şifa yoktur. Dinlemeyi bilmeyen de şifa bulamaz.
Daha iyi bir hayatın nasıl yaşanacağına dair psikolojik öneriler, çoğu zaman hayatın derinliğini yeterince kavramış olmuyor ve insanların eline sığ sloganlar tutuşturmaktan öte bir işlev görmüyor. İnsanlara kibri öğütleyen hiç bir düşünce, doğru bir hayatın anahtarını elinde tutuyor olamaz.