Eğer yaşadığım çağın en yüce ideali köşeyi dönmekse; eğer yaşadığım çağ toplumsal adaletsizlik üzerine kuruluysa; eğer yaşadığım çağ inandığım her şeyi yadsıyorsa; eğer yaşadığım çağa bayağılık ve çirkinlik egemense, ben böyle bir çağa neden ayak uydurmak zorunda kalayım?
Mina Urgan
Zira iyi ve dürüst biri olduğunda ve kendi durduğun yere güvendiğinde artık düşmanın da olamaz. O kendini senin düşmanın sanabilir, ama aslında senin için değildir. Yanımızda daima gerçeği taşıdığımız sürece, ne yaptığımızı bildiğimiz ve bu bildiğimizi de kendimize dürüstçe söylediğimiz sürece kim bizi incitebilir? Bilmediğimiz bir şeyi bize kim söyleyebilir?
Bir köpek kadar omurgaya sahip olamamış insan müsveddelerinin sokaklarda estirdiği terör yüzünden, sokakta tek başına yürümeye korkan kadınlar yetişiyordu bu dünyada. Üstelik omurgasızlığın bini bir paraydı. Açlıktan ekmek çalan bir çocuğun, insan hayatı çalanlardan daha çok ceza çektiği oluyordu.
Sabah olup güneş doğduğunda tüm kanım çekiliyor ve beni hiç terk etmeyen o his, yalnızlığımla birlikte üzerime çöküyordu Yalnız olmadığım zamanlarda bile yalnız hissetmeye alışıktım. Yalnız olmanın, çevredeki insan sayısıyla ilgisi olmadığını artık biliyordum, benim yalnızlığım içimdeki sıkıntıyı kimseye açamıyor oluşumdan geliyordu ve ben bu derdi, kendimle toprağın altına götürecektim.