Koca bir ömrü bekleyerek harcamak, aslında hiç yaşamamak demek değil mi? Çünkü o beklediğimiz "mükemmel an" geldiğinde, biz muhtemelen çoktan bir sonrakini beklemeye programlanmış olacağız.
Bizi hayret edemeyecek kadar meşgul, merak edemeyecek kadar yorgun ve sorgulayamayacak kadar "bilgili" hissettirmek. Merak bir lükstür evet ama aynı zamanda bir direniş biçimidir. Çünkü "neden böyle?" diye sormayı bıraktığımız an "başka türlüsü mümkün" deme şansımızı da sonsuza dek kaybederiz.