Zaman zaman takatsiz,zaman zaman ümit pırıltılarını kaybetmiş dalgalanmalarla med-cezir yaşıyordu ruhum.
Kâh nefis dehlizlerinin karanlık koylarında fırtınaya tutuluyor, kâh kalbin engin ufuklarında uçuyordum.
Bir nefsime koşuyordum,bir kalbime. Tıpkı Safa ve Merve arasındaki gibi.
Bu dünya çölünde kaybolmuş ruhunu arayan zavallılardan birisiyim sadece. O'nun lütfunu hissettiğim zaman kanatlanan bir yüreğim, ondan yanlızlaştığım her seferinde, can sıkıntısının bir menege gibi sıktığı bir ruhum var.