saadet

kargaların laneti
insanlar nefretini kolayca bir canlıda bütünleştirebilir ve karga da bunu durum için iyi bir örnek. çeşitli mitlerin arkasına sığınan semavi dinler, kargayı lanetli bir hayvan olarak görür. oysa kargalar kusursuz canlılardır, oldukça zeki olmakla birlikte kusursuz bir hafızaları vardır. ihanetle suçlamıştır insanlar onu, o yalnızca bir hayvandır. tıpkı bizler gibi. insanların aksine nefrete karşı duyarsızdır, çevremizde masumca dolaşır. nefreti objeleştirmede ustayız insanlık olarak. karga beslemenin günah olduğuna inanan milyonlar var. basit, kendi halinde bir kuşa bu kadar nefret niye? niyesini söyleyeyim; içimizdeki nefreti kusmaya yer arıyoruz. hikayeler uyduruyoruz. işin özü; besleyin eşsiz kargaları! 🐦‍⬛
Reklam
amaçsızca sürükleneceğine, sistemin altında ezilen kuru bir yaprak
Kısaca,
Dışa bakan rüya görür, içe bakan uyanır. Üstüne fazlasıyla düşünülmesi gereken değerli Jung hocanın popüler sözü. Beni de çokça etkiliyor.
Sürgündeki Hiçlik
Aynı gezegende yaşamak bazen garip geliyor bana, çoğu insanla Ne sema bana ait ne de bu bastığım zemin Onlar daha farklı bir toprağa basıyor, farklı bir hava soluyor sanki Dünyadaki tüm toprak korkunç bir zelzeleyle ayaklarımın altından kayıyor gibi Tutunamadım ne zemine ne zamana, Bi’ çare, yükseldim göğe, tüm dünyayı dolaştım Gün geldi, bulutlarla savaştım Belki bulurum diye evimi, köşe bucak aradım Nihayetinde koca dünyada ait olduğum tek yer bulamadım Ülkesinde hiç bulunmamış bir sürgün gibi, ortalıkta amansızca dolaştım En sonunda insanların arasına karıştım Kalabalığın içindeki yorgun bir silüetten başkası değilim artık Bir yabancının düşündeki silik karakterim Gölgem bile benden çok uzaklarda, ulaşamıyorum Ruhumsa avaz avaz bağırıyor, sesi çatallaştı Duyuramıyorum kendimi hiçbir canlıya Ben sürgün edilmiş bir hiçim, adımı bile hatırlayamıyorum.
Reklam