“Eylemsizliğin, suskunluğun, giderek kayıtsızlığın sırrına eremediğimiz için bocalıyoruz. İlişkilerimizi boşluklar dolduruyor. Konuşurken, dertleşirken, hatta sevişirken bile birbirimizden kaçınıyor, kaçıyoruz. Düşüncemiz, duygumuz ve sezgimiz ile sözümüz, halimiz ve eylemimiz birbirine zıt. Aşk ise bir mola; doğası gereği kısa, verimsiz ve göstermelik. Aşk.. ımmm, müstehcen bir temenni galiba? Onu dua gibi göstermeye çalışmakla günaha giriyoruz. “