“ -Hayalin ne zaman gerçekleşeceğini soruyorsunuz. Gerçekleşmesine gerçekleşecek, ama önce insan için yalnızlık devrinin sona ermesi gerekiyor.
-Ne yalnızlığı?
-Her yerde, hele yüzyılımızda alıp yürüyen yalnızlığı kastediyorum. Ancak henüz vadedi yetmedi bunun. Zamanımızda herkes kütleden sivrilerek bireysel bir hayat yaşamanın peşinde… Oysa kişliliğini belirtmek için kendini geliştirmeye çalışan insan, bu çabalamanın sonunda ruhsal bir yalnızlığa düşer. Böylece dolgun, dört başı mamur bir hayat yerine manevi bir intiharla yüz yüze gelir.”
“Eskiden de sık sık canının sıkıldığı olurdu. Bu sıkıntısının yüreğine o anda düşmesinin tuhaf yanı yoktu; ne de olsa ertesi gün, onu burada tutan bütün bağlarını kopararak yolunu değiştirmeye, yani hiç bilmediği bir aleme girmeye hazırlanıyordu. Tekrar, önceleri olduğu gibi, yeni umutlar besleyecek, hayattan çok pek çok şey bekleyecekti; ama ne beklediğini, neler istediğini bir türlü bilemeyecekti.”
“Taze bahar yapraklarını sevecek halim olursa yalnız seni hatırlayarak seveceğim onları. Senin bir yanda olduğunu bilmek bana yeter. Yaşama isteğimi kaybetmeyeceğim.”