Zeynep Sarıaydın

Zeynep Sarıaydın
@1zeys
Afganistan'daki, Lübnan'daki, Filipinler'deki, Hindistan'daki, Etiyopya'daki kırımlara, soykırımlara bakarsak, vaktiyle Yahudilerin başına gelen, Müslümanların da başına gelmekte. Ve ne garip, en çok da, iki bin yıl sürgün ve eza-cefa hayatı yaşayan Yahudilerin eliyle. Nüfusun fazla, coğrafyanın geniş olması bir şeye yaramıyor. Çünkü tekniğin korkunçluğu o dereceye vardı ki, mesafeler ve nicelikler sıfıra iniyor. Öyle uluslararası tekeller kurulmuş ki, İslâm dünyasının bu acıklı durumunu görüp de haykırmak isteyenlerin sesi duyurulmuyor. Sanki bir kuyunun dibinden sesleniyorlar ve kuyunun ağzı kapalı. Sanki mikrofonları, seslerini fısıltıya dönüştürüyor. Ne garip. Dinleri, seslenmek için minareye sahipken, onlar kuyudan sesleniyorlar. Kuyudan sesleniyoruz yani. Ruhumuzdaki vurdumduymazlık ve donmuşluğun kirli kan damarını koparıp atmadıkça, bu durum sürüp gidecek. Ta kıyamet kopuncaya değin. Eğer kıyamet zaten kopmamışsa.
Sayfa 278
Reklam
Dünyayı hor görerek terk eden, sonunda onun esiri olur. Dünyaya tapan ise, sonunda onun kulu,mahkumu olur. İşte meşhur kural burda da bir kere daha geçerli olmaktadır. Bir şey haddini aştı mı zıddına inkılâb eder
Sayfa 242
İslâm Dünyası halkları, Müslümanlar, ne nerede birleşeceklerini, ne nerede ve kimden ayrılacaklarını biliyorlar. Hayat memat meselesi olduğu halde. Ah, ne gaflet, ne uyanılmaz, derin ölüm uykusu, Ya Rabbi!
Sayfa 127
İslâm, gerek metafizik planda, gerek toplum katında birliği, bölünmezliği önerdiği, hatta buyurduğu halde, İslâm dünyasının bugünkü manzarası, bunun tam zıddınadır. Bunun da bir bedeli vardır ve bu bedel, çok acı bir şekilde ödenmekte.
Sayfa 126
İnanmış kişinin sözlüğünde "yılgınlık" kelimesi bulunmamalıdır. Tanrı'nın kapıları çoktur. Bir kapı açılmıyorsa, açılacak daha bin kapısı vardır. "Tanrı bir, kapısı bindir". İnanmış adam, buna inanan kişidir.
Sayfa 147