Son şiirlerindeki İslami duyarlılığın bu derece ön plana çıkması tabii ki biraz da konjonktüreldir: Afganistan Ruslar tarafından işgal edilmiş, Filistinliler Yahudilerce hunharca katlediliyor, Hama'da on binlerce Müslüman şehit ediliyor. Öte taraftan İran'la Irak bir hiç uğruna savaşıyor. "Ümmeti gözetmem gerekli," diyen şairin beli bükülmüştür. Bu tablo karşısında sadece şunu söyleyebilecektir: "Şimdi üzgünüz arkadaş/yolumuza çıkmayın üzgünüz."
Sorulması gerekir her sabah ve her akşam yatmadan önce ve teheccüdlerde: Bugün Kudüs için ne yaptım? Yahu bir duamız da mı yok gönderecek? Vird çeker gibi bilmem kaçyüzbin kere Kudüs, Kudüs, Kudüs,.... ilanihaye ah Kudüs, denmeli değil miydi? Kudüs...
Kimi zamanlar ruh, büyük büyük kum fırtınaları yüzünden insana nefes aldırmaz hâle gelir. Kimi zaman da tuhaf bir şekilde yıldızlı bir gök nasip olur; bir aşk hâli, bir şiir hâli, bir cümle varlıkla dost olma hâli. Ama ne bu ne de öteki haller kalıcı değildir.