"Ey iman edenler, düşman topluluğuna çatınca sebat edin ve Allahı çokça anın; tâ ki, umduğunuza kavuşasınız!"
Aynı sûreden:
"Birbirinizle çekişmeyin..."
İşte aksiyonu öldüren ahlâk:
"Yoksa korku ile zaafa düşersiniz, rüzgârınız kesilir."
Bu ne büyük Kur'ân'î belagattır;
"Rüzgârınız kesilir."
Bütün ruhunuzun kıvamı, kudreti boşalır, gider... Yâni aksiyon ruhu ölür.
Besmeleyi alalım ele: Eger her gün, her işimizde kullanmakla mükellef olduğumuz, fakat papağanvarî dudaklarımızda gezdirdiğimiz, bu, her fiilin anahtarına ait hikmeti düşünseydik. İslâmın ne muazzam bir aksiyon temeli üzerinde kurulu olduğunu görürdük, "Rahman ve Rahim olan Allah'ın ismiyle" deyip, her kudreti ona bağladıktan sonra işe girişmenin güven duygusunu; ve onun rahmetinden kulunda tecelli eden zafer iradesini düşünün! Bu iradenin, daima İlâhî rahmetle, açmayacağı kapı mı vardır ki?..
-Kalp dışarıdan görünmez ama herkes onun nasıl göründüğünü bilir Filozof.
+Ama ben çam kozalağına benzeyen o kan pompasından bahsetmiyorum Çaylak. Ondan öküzlerde de var. Hem de çok daha kocamanı ve çok daha güçlüsü....
-Neden bahsediyorsun peki?
+Seven yerinden...
Selim kalp sahibi ve sağlam akıl maliki, zanneder mi ki "ben kendi kendime oluştum ya da beni kendi cinsimden biri icat etti?"
Hayır, bu yaratış, bu sanat ve bu ince takdir gayet Kahhar, Aziz ve Cebbar olan bir Sanatkâr'ın işidir.