Başarı, para kazanma ve daha çoğuna sahip olma mücadelesinin hüküm sürdüğü günümüz dünyasında aslında Amerikan Rüyası’nın bize söylediği şey, şişman, borç içinde, memnuniyetsiz, boş, izole ve boşlukları eşyalarla doldurmaya çalışan insanlar olduğumuz.
Nihayet, parçaları ve onları nasıl birleştirebileceğimi görüyorum, opaklık kayboldu. İçimi bir üzüntü, bir acı kaplıyor. Ben bu hayatı istemiyorum. Ben farklı bir şey istiyorum, amacı olan bir hayat istiyorum, bana Amerikan Rüyası olarak pazarlanmış bir kâbus değil.
Size bu kadar yüz verdiğim için sizden nefret ediyorum; size bu kadar ihtiyacım olduğu için daha da çok nefret ediyorum. Fakat şimdilik size ihtiyacım var… Sizi kollamam lazım.
Hiçbir tarzım yok. Hatta sadece tarzımda değil, hiçbir yeteneğim olmadığını da kabul ederim. Bunu böylece bilin. Dahası hiçbir yeteneği de umursamıyorum. Donakalmış gibiyim artık.