Joshua Fields Millburn

Joshua Fields Millburn

Yazar
7.4/10
268 Kişi
·
806
Okunma
·
16
Beğeni
·
686
Gösterim
Adı:
Joshua Fields Millburn
Unvan:
Yazar
Biz, eşyalarımız değiliz.
Sahip olduğumuz şeylerden daha fazlasıyız.
Hatıralarımız içimizdedir, eşyalarımızda değil.
Eşyalarımız bize kafaca ve duygusal olarak yük bindirir.
Eski fotoğraflarımız taranabilir.
Hatırlamak istediğimiz eşyaların fotoğraflarını çekebiliriz.
Duygusal olarak bağ kurduğumuz eşyalar başkalarının işine yarayabilir.
Vazgeçmek özgürleştirir.
136 syf.
Minimalizim uzun zamandır dikkatimi çeken ve hakkında araştırma yaptığım bir konu.
Kitaptan önce, yazarların kendi minimalizim yolculuklarını anlattıkları belgesellerini izlemiştim.
Belgeseli de sevdim ancak kitap daha detaylı ve kapsamlı olmuş bu sebeple kitabı daha çok beğendiğimi söyleyebilirim..

Yazarlarımız işi gücü yerinde, yüksek mevkide kişiler.
Ancak hayatlarından memnun değiller çünkü sadece tüketim bazlı yaşıyorlar. Kendilerini gereksiz borçlara sokacak şeyler alarak mutluluğu sahip olduklarında arıyorlar..

Aslında bu birçoğumuzun sorunu. Üretmekten çok tüketiyoruz ve bu zamanla bir bağımlılığa dönüşüyor. Aldığımız şeyler araç değil amaç haline geliyor ve bize kısa süreli tatminlikler yaşatıyor.

Örnek vermek gerekirse dolabımızda birçoğumuzun kullanmadığı yüzlerce kıyafeti vardır.
Bu hem cebimize hem de vaktimize zarar. Aynı şekilde evimizde biriktirdiğimiz, kullanmadığımız, anısı var diye sakladığımız her şey zaman içinde yük olmaktan öteye geçemiyor.
Tüketim çağında yaşadığımız için bu devrin bize sunduğu ürünlerden vazgeçmek pek cazip gelmiyor.
Hele ki sosyal medyanın dayatmalarından kaçmak çok zor.
Adeta bir yarış halindeyiz ve kendimizde olan her şeyi göstermeye çalışıyoruz.

Olmadığımız bir insana dönüşüyoruz ve geride kaldığımız bir şey olunca da kendimizi eksik, yarım hissediyoruz. Ancak bu bizi gerçek mutluluklarımızdan alıkoyan bir durum.
Çünkü kendimize yalan söylüyoruz üstüne bir de bu yalana para ödüyor saatlerimizi harcıyoruz.
Bu kitabı kendi sadeleşme yolculuğumuzun ilk adımı olarak görebileceğimizi düşünüyorum.
Şimdiden keyifli okumalar..:)
136 syf.
·16 günde·Beğendi·8/10 puan
Beni kitaplarla tanıştıran sebepleri seviyorum.Birbirini etkileyen zincirler kümesi ne hoş! Bana her zaman hayatımın neden sonuç ilişkileriyle kusatildigini anlatıyorlar.

Bu kitabı okuma hikayemde "The True Cost " belgeselini izlememle başlıyor aslında.Buradan bu belgeseli öneren "Necip Gerboğa" hocama çok tesekkür ediyorum.Bu kitabı okuma zincirimin ilk halkasini onun aylar önce paylaştığı belgesel iletisi kapsamakta.
Türkçe karşılığiyla gerçek bedel isimli bu belgesel durup düşünmemi sağlayacak türden bir içeriğe sahip tüketim çılgınlığının arka planını tüm objektifligiyle bize sunmaktaydi.
Biz onuncu pembe kazagimizi alirken dünyanin diğer ucunda 15 yaşında bir hintli kız sırf bu yüzden daha fazla mesai yapmalıydi.Biz harcayalım diye onlar çalışmaliydi hem de çoğu güvenlik öneminden yoksun şartlar altında.

Hayat neden sonuç ilişkisinden ibaret.Bizim tüketim alışkanlıklarimiz ne kadar da bambaşka sonuçlara yol açıyor.Bu belgesel bana bunları hissettirmiş düşünmediğim şeyleri düşünmeye sevk etmişti.
izleyin tavsiye edilir.

The True Cost'tan sonra belgesel arayışına girdiğimde karşıma çıkan ilk "Minimalizm" belgeseli olunca haydi dedim.O aralar bir şeylerden rahatsız ve sakinlik peşindeydim.Bu arayışıma güzel bir yoldaş olabileceğini düşündüm.

Minimalizm belgeseli oldukça düşündürücü ve etkileyiciydi .Hayatinizda düşünmeden harcayıp aldığınız her nesnenin birsüre sonra size rahatsızlık ve mutsuzluk getireceğini hiç düşündüğünüz mü?
Az eşya çok huzur kavramı ne kadar doğru aslinda.

Belgeseller iyi hoş da ben nedense hep elimde somut bir şey olması taraftarıyım.Belgeseli varsa belki kitabi vardır diye bir hevesle ararken "everyhing that remains" adı ile çıkarıldığını gördüm.Türkçeye ise Minimalizm anlamlı bir yaşam adı altında çevrilmiş.

130 sayfalık bir kitap olarak çok akıcı olmasa da bana bir çok şey öğrettigi gerçeğini inkar edemem.Liseden kulaktan dolma bir bilgi ile sade yaşam felsefesinden cok daha fazlası olduğunu öğrendim.

Minimalizm nedir diye soranlara cevabım hayatımızdan fazlaliklari çıkarıp anlamlı ve değer verdiklerimize odaklanmamizi kolaylaştıran bir düşünce akımıdır diyebiliriz.

Minimalizm hayatımızda amaçsizca yaptığımız tüm eylemleri,düşünceleri,ilişkilerı bir tarafa bırakıp hayatımıza anlam katan eylem olaylar düşünceler iliskiler içinde olmamızı salık verir bize.

Bu belgesel ve kitaba kadar minimalizmi sadece maddi açıdan bir sadeleştirme işlemi sanarken her konuda sadelestirme çalışması olduğunu gördüm.

Heyecanbozanlar içerir!

Kitabımızda 2 karakterimiz var kitabın yazarları Ryan ve Joshua...Bu iki arkadaş ilk gençlik süreçlerinde çeşitli zorluklar yaşıyorlar ve diyorlarki: Xyz kadar param olursa işte o zaman tamam mutlu olacağız.
Bir süre sonra bakıyorlarki , aa hacı biz çoktan aylık Xyz kazanmaya başlamışız peki mutlu muyuz!? ....
Harika bir sirkette yaşayan Joshua en iyi terfiyi aldıktan sonra terfi ile ters orantılı olarak dibe çöktüğünü hissediyor.Çılgınca harcamalar lüks yaşantı vesaire bakıyor hiç ama hiç tatmin olamıyor.
Aldıkça tükettikçe iyi değil,kötü hissettiklerini fark ediyorlar ve sonra arayışlar.... Exile lifestyle adında bir internet sitesi onları minimalizm akımı ile tanıştırıyor ve aradıkları seyin minimalizmde olduğunu fark ediyorlar(ya da saniyorlar diyelim)

MUTLULUGUN NESNELERDE DEĞİLDE HAYATIN KENDİSİNDE OLDUĞUNU FARK ETMEK....
Tüm mesele bu değil mi!

VAZGEÇMEK ÖZGÜRLESTİRİR'i motto haline getirip ilerliyorlar.Hayatlarında köklü değişiklikler yapıyorlar.

Bu kitap onların arayışlarının bir ana ürünü.

Kitabımız minimalizme giden yolda dikkat etmemiz gereken 5 değer 5 kavramdan yola çıkarak bize sesleniyor.

1. Sağlık
2.ilişkiler
3.Tutku
4 gelişim
5. Katkı

Diyorum incecik kitap ama ne güzel noktalara değinmiş.
En en önemli konu en başta tabiki "SAĞLIK"

minimalistlerimiz ,
""Vücudunuza giren her şeyden haberdar olun.Sonra sıkıntıyı siz çekersiniz""" ile bir güzel uyarıyor bizi.Her işin başı sağlık olunca ilk maddemizin bu olması kaçınılmaz

sağlığın ana ögesi ise uyku ,
Uyku ile kulağımıza fısıldananlar ise şöyle,
""" insanlar genellikle başarmak istedikleri neyse onu başarmak için uykularından fedakarlık ederler.Ama eğer sağlıklı bir yaşam sürme arzusundaysaniz o zaman yeterli bir dinlemeye ihtiyacıniz olacaktır."""""

Bu bölümün sonunda bizi yapmalıyım listesi oluşturmaya çağırıyor sevgili minimalistlerimiz "daha iyi daha sağlıklı bir yaşam sürmek için ne yapmalısınız"sorusunu bizi yöneltiyorlar.Cevaplariniz hazır mı?!

2. Kavramımız hayatımızin odak noktası ilişkiler...İlişkiler çoğumuza ahh! Dedirten kavram...Hayatımızın şekillenmesinde belki de en büyük öneme sahip değer insanlarla kurduğumuz iletişim.

Sorgulamamız gereken ilişkilerimiz var sayın seyirciler.Sade ve verimli bir hayat için ilişkiler konusuna da el atmamız lazım.İnsanlarla kurduğumuz iletişim arttıkça önceliklerimize daha az zaman ayırmanın hüznünü farkına varıyor musunuz? Bize soru:

"sahiden tüm ilişkilerimiz gerekli mi?" Değil!
Kurduğumuz bazı ilişkiler bizi olumsuz Etkiliyor ya da önceliğimiz olan insanlara mesela ailemize vakit ayırmamızi ciddi oranda gölgeliyorsa bunlari bitirmek gerekmez mi?

Kitaplar çoğu şeyi yapabilir ama insanoğlu gibi kompleks varlıkların birbiriyle nasıl anlaşabileceğine dair tüm detayları açığa çıkaramaz.Biz kitaplardan insan ilişkilerini öğrenemeyiz sevgili okuyucu buna inanmiyorum bu konuda tebrübe hep üstte kalır.Biz doğaçlama bir şeyler yaşarız ve öğrendiklerimiz bizim ilişki klavuzumuzu oluşturur.

İlişkilerle baş etmek zor! Bu yüzden sınırlarımızı sevdiklerimizi önceliklerimizi belirlemek şart!

İlişkilerimizin bir kısmının bize yük ve önümüzde set olduğunu da unutmayalim(bilmek ile uygulamak arasındaki o dağlar kadar farkın içinde olmak:( )

Aa konu ilişkilerden açılmışken sevgili okuyucu mutlu olmamizin ya da mutsuz olmamızın en önemli sebebi de ilişkilerimiz.

Bölüm değiştirip hayatıma yeni bir sayfa açmak istediğim günlerde fark ettiğim şey sorunumun bölümümle değil de iletişim kurduğum kişilerle alakalı olduğunu fark etmem oldu.Bir insani şehre bağlayan insanlar...Ve kaçmak istediklerimiz yine onlar... Garip...Sağlıklı bağlantilar sağlıklı yarınlara götürür.İlişki konusu karışık ve muamma.
Sağlıklı iletişimler dilerim:)


Sonraki maddelerimiz tutku ve gelişim...

Tutkularımiz bizim her güne umutla bakma sebebimiz.

Gelişim ise tutku ile reaksiyon veren tepkimelerin faydalı yan ürünü.Böyle yan ürüne can kurban!

""İki günü birbirine eşit olan ziyandadır"" hadis-i Şerif-i gelişimin bizim için elzem olduğunu hatırlatma açısından önemli.
Ruhumuza iyilik yapmak için küçük de olsa dokunuşlarla hayatımıza renk katabilir.Keşfedilmemiş yönlerimizi keşfedebiliriz.
Gelişim için illa da Elon Mask'la aşık atmaya gerek yok.Siz o gün otobüse binmek yerine yürümeyi tercih ettiğinizde bile beyninize gonderdiginiz farklı sinyalle küçük minnoş gelişim sürecini yasayabilirsiniz Yürürken insanları gözlemlediginizde ya da binaların mimarilerine alici gözle baktığınız da fark edeceksiniz.Yeni şeyler denemek hep gelistirir sevgili okur yeni şeylerden korkmayalim!

(Uzun oldu farkındayım ama dayan,konu hoşuma gidince durdurabilene aşk olsun:))

Geçen günlerde kurstaki hocam hiç düşünmediğim bir konu üzerinde düşünmeye sevk etti beni:
"""kişisel gelişim kişisel gelişim diyip seminerden seminere koşuyorlar,kimse demiyor ki toplumsal nasıl gelisebiliriz,kimse anlatmıyor toplum yararına yaşamının inceliklerini...Şuan kendimizden başka kime ne faydamız var!""

Yarası olan gocunur ortaya söylenmiş bu sözleri üzerime aldım.İnsan uzun süre kendiyle derde düşünce çevresini dünyada başka insanların yaşadığını unutuyor.Sanirim iyi daldim:/
Bu konu nerden aklıma geldi son 5 . Değerimiz katkı...
En sevdigim bölüm bu oldu sanirim çünkü vermenin iyileştirici gücünü tekrar hatirladim.

Verdikçe hayatımız güzelleşiyor.Vermeyi sadece maddi açıdan düşünmemek lazım.Siz birisi için en önemli şeyinizi vaktinizi verdiğinizde o kişinin hayatına kattıginiz değer bir şekilde sizin de hayatiniza yansır.Tebessüm etmek mesela en naif katki da bulunma yollarından biridir.Ah çocuklar! Tebessümün en yakıştığı varlıklar.Bu konuda onlardan cömertini bulamayiz:)

Şu alıntıyı yapiyim de içim rahatlasın

" Başkalarina katkıda bulunmadigimiz bir hayat anlamı olmayan bir hayattir.Gerçek şu ki vermek yaşamaktır."


Bu beş değeri hayatimiza dengeli bir şekilde dağıttigimizda bazı şeyler bambaşka olacak belki de denemeye değer :)

Kitapta yazılanlar güzeldi anlatılanlari elimle kurşunumla çizdim çizikledim.Dili akıcı olmasa da anlatılanlar sebebiyle kendini okutturdu kitabımız.


""Aa sena artık gereksiz harcamalarını azalttın mi yoksa sen de mininalist mi oldun başımıza"" diye soracak olursaniz:)

Yok hacı(bu aralar ağzıma pelesenk oldu nedense:)) benden minimalist olmaz.Ama bak eskisi gibi çılgın bir tüketici değilim.Yani gelismeler var:) almadan önce en azindan bunu neden almak istiyorsun ihtiyaç mi keyfi mi sorusunu sorabiliyorum. evet artık gratis'e şalland'a para akıtmak yerine kitapyurdu'na para akıtiyorum:)) nasıl:)
Kitaplara harcanan parayi sorgulamayin -eğer okuyorsaniz tabi-sorgulayan insanlara da tepki gösterin çünkü kitaba verilen para hicbir zaman tüketim çılgınlığının bir parçası olmayacak gözümde.


Mininalistler evlerindeki çoğu fazlalık şeyi ihtiyaç sahiplerine veriyor bir sekilde evlerinden çıkarıyor.aklınıza kitaplarimiz gelebilir.Kütüphanelerimiz hiçbir zaman fazlalık değildir bu böyle biline :)


Yazarken yoruldum okurken sen de yorulmussundur.
Okudugun için kucak dolusu sevgiler selamlar
İyi günler dilerim...
136 syf.
·22 günde·Puan vermedi
Kitabın 52. sayfasında şöyle diyor:
“Biri bana bir gün, vücudumuzdaki hücrelerin yedi yılda bir tazelenerek bizi yedi yıllık aralıklarla tamamen yeni bir insan haline dönüştürdüğünü söylemişti. Şu anda yirmi sekiz yaşındayım. Belki bu benim dördüncü yenilenmemdir, yeni bir başlangıç için bir şanstır, bana verilenlere ve sahip olduklarıma daha iyi davranmam için bir fırsattır.
Süre işliyor.”

...

Ve ben diyorum ki;

Tam 28 yaşında ve korkunç bir yılın son deminde çok doğru bir zamanda okudum seni. Okumama sebep olana hem bu kitap hem de bana gösterdiği yol sayesinde keşfettiğim türlü hünerlerim için binbir minnet duyuyorum.

Hayatımın her bölümünde yanılgılarım oldu; aile, eğitim, kariyer ve aşk.. Bir tek dostlarımı seçerken hiç yanılmadım bu hayatta ben. Hep doğru insanları dost bildim ve doğru insanlara dostluk ettim. Bir tek dost kazığı yemedim ben bu hayatta ve atmadım. Ben, bir gün nerede olurum bilmem ama varacağım yerde yanımda dostlarımın olacağını bilmenin verdiği cesaretle yürüyorum hayat yolumu..

Her şeye rağmen yaşama sevinci içimde, yapamadıklarımın uktesi, yapacaklarımın heyecanı içinde giriyorum bu yıla.
Hoş gel 2021...

Bize sağlık, hayat ve umut ver, ben gerisini nasıl halledeceğimi öğrendim nasılsa.
136 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Aslında tek bir sırt çantasıyla dünyayı dolaşmak isterdim. Hiç bir sorumluluk olmadan, hiç bir eşyaya kişiye bağımlı kalmadan ama mümkün mü?...Hayır...

Eşyaya, eve, arabaya harcadığımız onca para ile yapabiliriz bunu aslında, ama bizim ülkemizde bunu yapmak biraz zor. Gelecek kaygısı, çocuklarımız, hep garantici olmamızı ve bu söylediğim hayali, sadece 'Hayal’de bırakıyor. Bugün kazandığımızı bugün harcadığımızı düşünüyorum 'yarın yok' diyoruz ya, ama yüzde elli şansımız var, ya uzun yaşarsak? İşte bu soru devreye girince geleceğe yatırım yapma düşüncesi beliriveriyor insanın kafasında. Kendini düşünmesen çocuğun ne yapacak?Ya iyi bir mesleği olmazsa ? Bu deli sorularla kurduğunuz hayallere el sallayıp, yolunuza bakıyorsunuz.

Şimdi gelelim minimalizme öyle çok cümle kurmak gerekmiyor tanımlamak için, sadeleşmek, hayatınızı basitleştirmek, karmaşıklıktan kurtulmaktır minimalizm. Dönem dönem hepimiz yaparız dolabımızdan giymediğimiz bir kıyafetimizi bile birilerine versek kafamız rahatlar, ki bunu hayatınızın her alanında yaptığınızı düşünün ne kadar büyük bir kolaylık. Az eşya kolay temizlik, az insan çok huzur:)

Yazarlarımız kendilerinden yola çıkarak otobiyografik olarak anlatmışlar reklam kokan satırlar hissettim 'çok satılsın' düşüncesiyle, bu düşünceyi çok sevemedim, âmâ yine de farkındalık katmıyor desem yalan olur birçok soru beliriveriyor kafanızda. Belgeselini de izlemiştim aynı şeylerden bahsediliyor. Minimalizmi bir akım olarak değerlendirmek yanlış olur bence. Herkesin minimalistlik seviyesi farklı olabilir. Şu hayat şartlarında onların dediği gibi yüz tane eşya ile yaşamak mümkün olmayabilir, işinizi bırakmanız gerekir ki bu yukarıda bahsettiğim sebeplerden dolayı mümkün değildir. En mantıklı olan ihtiyaçları bilmek, fazlasına hem paranızı, hem de zamanınızı harcamamaktır.

Kitaplar, sevgi ve manevi değerler konusunda minimalist olmamanız dileğiyle keyifli okumalar. :)
136 syf.
** Kitaptan alıntı içermektedir.

Minimalizm hayatın fazlalıklarını elemenin, esas olana odaklanmanın aracıdır. Dolayısıyla bu kitap minimalizm, hayatın beş temel alanına odaklanmak hakkındadır. Hayatınızın diğer alanlarında minimalizme tutunarak hayatınızın en önemli şeylerine yoğunlaşabilirsiniz.

Bu kitapta beş temel alan; sağlık, ilişkiler, tutkular, gelişim ve katkı olarak belirlenmiş. Altı çizilecek, hayata uygulanacak güzel yorumlar var.
136 syf.
·Beğendi·9/10 puan
“Etrafınızdaki insanları değiştiremezsiniz ama etrafınızdaki insanları değiştirebilirsiniz..” Yaşadığınız hayatı daha anlamlı hale getirmek, kalıcı ve köklü değişiklikler yapabilmek için: İşe öncelikle kendinizden başlamalısınız.

// Unutma, her şey seninle başlar! //

Harekete geçmek için bir sebep arayanlara, kendi kendine bahaneler yaratanlara “Minimalizm” i kesinlikle tavsiye ederim. Okumaya bir başladınız mı, gerisi su misali...
136 syf.
·8/10 puan
Minimalizm (Anlamlı Bir Yaşam) Joshua Fields Millburn, Ryan Nicodemus,

İki adam küçük bir hayatın daha büyük olduğunu en güzel kelimelerle anlatmış."Sahip oldukların sonunda sana sahip oluyor." Sahip olmanın büyük bir yük olduğunu minimal ve küçüklerle dolu hayatın devasa hayatlarımızdan daha önemli olduğunu düşünüyorum.

Küçük hayatlara övgü ile kapitalizm in tüketim toplumunun zararına olacağını söyleyen bir toplumda insanlara bunu anlatmaları büyük bir başarı.

Netflix'te Minimalizm adına bir de belgesel çekmişler merak edenler onu da izliyebilirler.

İyi seyirler...

-Furkan DOLGUN
136 syf.
·2 günde·2/10 puan
Kitap için boş bir kitap diyebilirim. Nedenine gelirsem kitaplara bakış açım ile kişisel gelişim kitaplarına bakış açım çok farklıdır.
Bana kalırsa bir insan kendisini değiştirmek isterse bunu kendisi başarmalıdır. Yani bi' kitap okudum hayatım değişti gibi bi' mevzu bana göre asla olmaz. Burada kişisel gelişim kitapları okuyarak kendisini belli bir noktaya getiren insanlarla hiç tanışmadım desem yeridir.
Neyse dediğim gibi kitap Minimalizm'i anlatıyor tabi burada farklı konulara da değinmiş. Ama bana kalırsa her kişisel gelişim kitabı gibi boş bir kitaptı. Minimalizm'e merak ettiyseniz bu kitabı okumak yerine 5-10 dakikalık videolar izleyin ya da gelin ben anlatıyım daha faydalı olur bana kalırsa...
Neyse okumak isteyen herkese iyi okumalar dilerim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Joshua Fields Millburn
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 16 okur beğendi.
  • 806 okur okudu.
  • 44 okur okuyor.
  • 441 okur okuyacak.
  • 12 okur yarım bıraktı.