Bir şeyler almıştır okumuşsa. Az şey mi var minicik kitapta? İyi anlayanın dünyasını değiştirir. Yolunu ışıtır insanın, gözünü açar. Diyelim okudu, anladı da... Ne olacak?... Kötü mü olur?... Kötü olur mu hiç?
Hangimizin yapmacık, özenti yanımız yok? Olmadan olur mu? İyisine, güzeline özenmek yapmacık da olsa kötü mü? Ne demiş eskiler? "Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi olmaya başlarsın." orada da diyalektik. İyiye, güzele özentinin, yapmacık da olsa kişiliğimize vurduğu olumlu bir damga yok mu? Yapmacıkla başlar, siner kalır içimizde. Yapmacıksa kalmaz, akar gider üstünden. Yapmacık ona derler.
Kadın erkek ayrımına kapılmadan, ahlaktı, terbiyeydi boş verip konuşmanın nasıl da dinlendiren bir yanı vardır. Hep kendimizi sıkarak yaşıyoruz; demir kalıplar içindeyiz.