"Çünkü bu şehir bir uyuşturucu! Buraya gelen öyle bir uyuşuyor ki nasıl bir cehennemde yaşadığının farkında bile değil! İstanbullu dediğin aslında bir bağımlı! Sırf İstanbul'da yaşayabilmek için her gün kendini satan bir zavallı!"
Bazıları bir gölün yanında oturur, bazıları da ufka bakardı, düşünmek için. Ben bir insan nehrinin içinde ilerlemeyi tercih ediyordum. Çünkü o dolu koltukların arasından hızla geçip gitmek, tamda buna benziyordu. Ve o insan nehrinde elbette akıntıya karşı ilerliyordum. Yani daima son vagona doğru yürüyordum. Ne de olsa yüzleri görebilmem için koltukların bana dönük olması gerekiyordu. ...