dolunay
14.9.2017 de biriyle iletişime geçtim 18.9.2018 de iletişim bitti Aynı kişiyle 27.11.2019 da tekrar iletişime geçtim 5.6.2020 de bitti (Gerçi son ayrılık tarihini net hatırlamıyorum ama aklıma bu tarih geldi o yüzden bu tarihi not ettim) Yani ilk aşkımdan ayrı geçirdiğim 7. Doğum günüm 🦪💔
Edebiyat
Filim tavsiyeleri
anon (2018) anonim - andrew niccol’ün (gattaca, truman show) elinden çıkma cyberpunk distopya. clive owen bıkkın dedektif rolünde, film boyunca “ulan black mirror’da da vardı bunun aynısı” dedirtiyor. - herkesin gözüne “eye” implant takıldığı, her anın kaydedildiği, silinemediği bir dünya. suç neredeyse yok olmuş, ta ki birisi bu kayıtları hackleyip silmeye başlayana kadar. anonim kalmak en büyük suç haline geliyor. mahremiyet diye bir şey kalmamış resmen. - black mirror manyakları burayı bayılarak izler. özellikle “the entire history of you” bölümüyle birebir aynı damarda: her şey kaydediliyor, silinmiyor, sorgulanıyor. izlerken “biz de oraya gidiyoruz” tedirginliği tavan yapıyor. - görseller çok başarılı; o mavi holographic arayüzler, chief coroner sahneleri, augmented reality katmanları insanın gözünü alıyor. araba kovalamacaları ve silahlı sahneler de cabası. - amanda seyfried “the girl” olarak soğuk ve gizemli duruyor, clive owen’la kimyaları idare eder. ama sonlara doğru tempo biraz düşüyor, her şeyi sıkıştırmaya çalışmış hissi veriyor. - tema olarak çok güçlü: gözetim toplumu, veri gizliliği, mahremiyetin ölümü. günümüz telefonları + sosyal medya + ai ile birleşince film 2018’de çekilmiş gibi değil, 2026’da çekilmiş gibi duruyor. - clive owen sevenler kesinlikle izlesin. bilim kurgu-gerilim sevenlere 1.5 saatte keyifli bir seyir. bence 6.5/10, konsepti sağlam ama black mirror kadar vurucu değil. - netflix’te denk gelirseniz kaçırmayın. “her şey kaydediliyor” teması sevenler bayılır.
Reklam
arctic (2018) kutupta kayıp mads mikkelsen’in neredeyse tek başına sırtladığı, diyalogları minimumda tutan, minimalist bir survival filmi. uçak kazasından sonra arktik buz çölünde mahsur kalan bir adamın (overgård) hem kendi hayatta kalma mücadelesini hem de ağır yaralı bir kadını sled’e bağlayıp karlı dağlardan, buzullardan sürükleyerek kurtarma çabasını anlatıyor. film boyunca mads’ın o yorgun, kararlı ve buz gibi bakışları her şeyi anlatıyor. özellikle kırmızı montuyla karların içinde yaralıyı çektiği sahneler insanın içini acıtıyor resmen. doğanın acımasızlığını, umudun ve inadın sınırlarını çok gerçekçi ve sade bir şekilde gösteriyor. hollywood’un klasik kahramanlık saçmalıklarından uzak, oldukça realist ve zorlayıcı. artıları: - mads mikkelsen’in performansı (tek başına taşıyor, oscar’ı hak ediyor) - muhteşem, insanın üşüdüğünü hissettiren sinematografi - gereksiz drama ve duygusal sömürüden uzak, temiz senaryo - doğa ve insan mücadelesi sevenler için birebir eksileri: - sabır isteyen bir tempo, hızlı aksiyon sevenler sıkılabilir - diyalog azlığı bazılarına fazla minimalist gelebilir kısaca: az konuşan, çok hissettiren filmlerden. özellikle kış gecelerinde battaniyeye sarılıp izlemek için ideal. mads mikkelsen hayranıysan zaten izlemeden duramazsın.
Karagöz İle Hacivat: Dilenci Hacivat
DİLENCİ HACİVAT Hacivat tüccarın biriyle ortak olur. Birlikte mal alıp satmaya başlarlar. İlk zamanlar işler iyi gider, sonradan bozulur. Bir sabah erkenden tüccar çıkagelir ve Hacivat'a iflas ettiklerini, elde avuçta birşey kalmadığını söyler. Hacivat parasız ve çaresiz kalır, evine ekmek götüremez olur. İş arar bulamaz, dilencilik yapmaya başlar: " Fakire bir sadaka, fakire bir sadaka, " diyerek dolanır durur. Karagöz Hacivat'ı dilenirken görünce beyninden vurulmuşa döner. Kendini çabucak toparlar ve Hacivat'ın yanına gider. Karagöz: " Hacivat'ım, bu ne hal böyle? " Hacivat: " Halim haraptır, Karagözüm. Tüccarın biriyle ortaklık kurdum, koca serveti har vurup harman savurdum. " Karagöz: " Koca servet mi? Bu işe ne yatırdın sen onu söyle. " Hacivat: " Bin beş yüz altın. Gitti, gitti, bin beş yüz altınım. " Karagöz: " Ne?! Senin o kadar altının var mıydı, Hacivat? " Hacivat: " Olmaz olur mu Karagözüm? Babamdan kalan servet pek çoktu. " Karagöz: " Hazıra dağlar dayanmaz derler. " Hacivat: " Dayandı. " Karagöz: " Mirasyedinin mirası biter derler. " Hacivat: " Bitmedi. " Karagöz daha sonra Hacivat'tan tüccarın adını öğrenir. Tüccara giderek, ortak aradığını, evini ve bahçesini ortaya koyarak iş yapmak istediğini söyler ama gelir gider defterini kendisinin tutması gerektiğini bildirir. Tüccar, Hacivat'tan sonra yolunacak kaz olarak gördüğü Karagöz'e elindeki bin beş yüz altını verir. Karagöz ertesi gün Hacivat'a bin beş yüz altını verir ve bir daha kimseyle ortak olmamasını söyler. Daha ertesi gün Karagöz'ün evine gelen tüccar yanındaki adamı göstererek, evi ve bahçeyi satın almak isteyen bir müşteri buldum, der. Ayrıca ortaklık gereği verdiği altınların bundan sonra kendisinde duracağını söyler. Bunun üzerine Karagöz altınları gece evine giren hırsızın götürdüğünü,
Mother (..-2018)
Umarım kendinizi hayattan izole etmenin sorun olmadığını biliyorsunuzdur; işler çok zorlaştığında dünyadan saklanmak ayıp değil.
Dizi Alıntısı
Vay bee yıllar su gibi
2018 yılına ait bir fotoğraf Yıllar geçtikçe hayat sadeleşmiyorda daha da karmaşıklaşıyor..
Reklam
Reklam