Şeytanın seçilmiş yılı olarak ifade edenler var 2030 için. Bekledikleri Mesih'e hazırlık yaptıklarını söylüyorlar. Yani insanlara yeni bir din ve uyduruk bir 'Tanrı' icat edip insanları hologram görüntüleriyle aldatmak. Çoğu insan buna itibar edebilecek. Haşa "Tanrıcılık" iddiasında bulunan bu çete Firavunların yolundan gidiyor.
"Sonunda herkes 2030'a ulaştığında ve bu planlar gerçekleştiğinde Hiçbir şeye sahip olmayacak ama çok mutlu olacaksınız" yalanlarının bir balon olduğunu göreceksiniz, göreceğiz tabi ki ömrümüz yeter sağ kalırsak....
India’s cities are likewise growing at an astounding rate. The nation’s capital, Delhi, grew from 2.85 million in 1965 to 30 million in 2020. The city grows by roughly 700,000 inhabitants per year and is estimated to grow to 43 million by 2035. India’s minister for housing and urban affairs claims that in order to keep up with the growth, “between now and 2030, we need to build something like 700 to 900 million square meters of urban space every year, which means one Chicago every year.”
Zalimi süreci ile birlikte anlamayan ve anlatmayan Müslüman dünya, 2030 ile birlikte zulmü yalnızca sonuçları üzerinden değerlendiren bir noktaya sürüklenecektir. Bu yaklaşım, fiil ortaya çıkmadan önceki süreci görmez ve zulmü gecikmeli olarak tanır. Böyle bir tanıma biçimi, zamanla zulmü normalleştirir ve insanı tepki vermek yerine izlemeye alıştırır.
Laiklik kamusal dayatma iken, neolaiklik sosyal kabul şartı olarak ortaya çıkar. Neolaik düzende dindar olmak hukuken yasaklanmaz fakat sosyal olarak istenmeyen, geri kalmış ve sorunlu kimlik olarak konumlandırılır. Bu nedenle neolaiklik daha görünmez fakat daha derin baskı üretir.