görünce başımdan aşağı kaynar sular dökülen, bütün hayatımı, hedeflerimi değiştiren fotograf bu. Bu dünyada mücadele edecek çok şey var ve hiçbirinden son nefesime kadar vazgeçmeyeceğim
şuan fransa diye bir ülke varsa, 16 yaşında okuma yazma bilmeyen bir köylü kızı sayesinde var. Jeanne d'Arc 1428'de fransa ağır ingiliz işgali altındayken, tanrının ona seslendiğini iddia eder, kraldan küçük bir ordu ister, zaten perte çıkmış olan kral birde seni deneyelim diyerek orduyu verir. Jeanne imkansız gibi görünen ingiliz kuşatmasını Orleans kentinden kaldırır, bunu başarması halk arasında ermiş bu kız söylentilerini yayar, millete bi cesaret gelir. Fransa bu moralle ingilizlere büyük direniş başlatır.
Fakat bu durum katolik kilisesinin hoşuna gitmemiştir, bu ermiş kız olayı canlarını sıkmaktadır ve ingiliz yalakası fransızlar bir savaş sırasında kızı yakalar ve ingilizlere teslim eder.
Jeanne nin saçları erkek gibi kısadır, dikkat çekmemek için böyle yapmıştır. Kilise vay efendim sen tanrının sana uygun buldugu görüntüyü beğenmiyormusun diyerek kızı cadı diye yakarlar. Yıllar sonra azize mertebesine yükselsede bunun kıza bi hayrı yoktur.
Atatürk’çü ve cumhuriyeti savunan her bireyin iç sesini Sedat Peker’in bir videosunda duymuştum aynen şöyle diyordu;
Siz hepiniz ben tek, yiyen gelsin :d
“Hiraeth” Galler dilinde bir kelimedir tam karşılığı hiç bir dilde yok ama ona en yakın bizde şu tanımı var;
Artık kaybettiğimiz ve geri dönmeyecek veya hiç var olmamış birine, bir yere, bir şeye duyulan derin özlem.
Bir gün kedinizi kaybederseniz hissedersiniz bunu.