Biz doğmuyor, doğuruluyoruz; ne kendi anne babamızı ne de sosyal konumumuzu seçiyoruz. Başkaları tarafından eğitiliyoruz ya da dünyanın şartları bizi eğitiyor; işte, bu eğitim ve doğuştan gelen eğilimlerimiz ikisi birlikte, arzularımızın, tutkularımızın ve dürtülerimizin gelişip serpildiği topraktır.
Daha doğuşundan beri dev olarak adlandırdığım aşkım, umutsuzlukla mücadele ediyordu. Savaş alanı olan yüreğim birisinin demir ökçesiyle yaralanmış, ötekinin sel gibi akan gözyaşlarıyla ıslanmıştı.