Helin Hatun'a göre sertlik, açık bir korku ifadesiydi. İstediği şeyi elde edemeyeceğinden endişelenen korkakların zalimleşmesinden tabii bir hal olamazdı. Oysa sevgi; en zorlu, hatta iğrenç ve akılsız insanları bile yola getirmede sertlikten daha tesirliydi. Büyük İskender'in fethettiği yörelerdeki halklarının kalplerini de kazandığı söylenirdi söz gelimi. Türklerin de Batı ilerleyişleri sırasında kurdukları tarikatlar vasıtasıyla öncelikle halkın gönüllerine girdiklerinden bahsediliyordu. Ele geçirdikleri coğrafyalarda kalıcı olabilmelerini de buna borçluydular.