Çocuğu yetişkinle karıştirmayın. Bir çocuk dünyası vardır ve çocuğun o dünyası kirletilirse bir daha hayata çocuk gibi bakamaz...
Şeker Portakalı Bu kitap bir çocuk nasıl hayata küstürülür,bir çocuğun umutları nasıl yok edilir onu cevabı...
Çok isterdim bir çocuğun ağlamasının bütün yeryüzünü soldurmasını... Bir çocuk ağlarsa insanlık ağlamalı... Bir çocuğun umutları yıkılırsa insanlık da yıkılmalı...
Bize yazıklar olsun ki kendi ellerimizle o çocukların hayallerini, umutlarını, yaşama haklarını,mutlu olma haklarını kendi ellerimzle kana buladık...
Bir çocuk her akşam yediği ve yiyeceği dayağı düşünmemeliydi. Bir çocuk uyumadan önce yarın oynayacağı oyunları ve çok daha güzel yarınlarını düşünmeliydi... Ama kendi ellerimizle kirettik.
Şeker Portakalı aslında şimdinin dünyasına da ışık tutan bir kitap. Yıllardır yamaçlarımızda çocuk başları akıyor. Duymuyoruz, görmüyoruz, görmek istemiyoruz... Görsek bile aldırmıyoruz.... Ama onlar çocuk ve çocuk olarak yaşamaları gerek... Eğer onlar şu an suça sürüklenmişse suçlusu biziz. Eğer onlar sevgi eksikliğinde yanlış yoldaysa bunun en büyük sorumluları biz yetişkinleriz. Ve maalesef hiçbirimiz bu bilinçte değiliz.
Sevgili anne babalar, sevgili öğretmenlerim çocuğunuzu,öğrencinizi sevin... Çünkü sevgisizlik çocukta bir daha kapanmayacak yaralar açar. Bu önü kesilemez bir çığ gibi büyür...
Sevgiyle....
Bana göre İçimdeki Ressam çocuk kitabı değil, çocuklardan çok yetişkinler okumalı bence.
Bu kitabı okurken memleketimde ne kadar çok 'Mehmet'ler olduğunu düşündüm. Benim hep bir düşüncem vardır, bu düşüncemi bu kitap da somutlanmış bir şekilde gördüm. Bana göre çocukların ve gençlerin değeri bilinmiyor, herkes bir Z Kuşağı diyor. Değerini bildiğimiz çocuklar ise cennete yolcu oluyorlar. En net olarak Eren. Keşke aramızdayken "iyi ki varsın Eren" dediğimizi duysaydı... Şehitler ölmez ama biz Eren'i görerek deseydik...
Bana bu kitap çok şey hissettirdi ve direkt olarak düşüncelerime daldım, biraz da konudan bahsedeyim:
Konumuz bir aile hikâyesi. Başkarakterimiz Mehmet. Genel olarak hikâyeyi ondan dinliyoruz. Annesini kaybetmiş; ablası, babası ve anneannesiyle yaşayan Mehmet'in ressamlık yolculuğunu okuyoruz.
Mehmet resim çizmeyi her zaman sevmiş ama onun yeteneğini ortaya çıkaran öğretmeni, Gizem Hoca oluyor. Tabii Mehmet'in resim çizmesi için öyle özel bir nedeni var ki...
Kitabın konusu tamamen yazara ait, başka bir esere benzetme niyeti olmadığı kesin yalnız... Mehmet'in temiz kalbini
Şeker Portakalı'daki Zeze'yi anımsatıyor, Gizem Hoca ile olan ilişkisi ise