Sekiz

Sekiz
Çok cahil, keşke ölse!
Ah, bu erkekler! Hepsinde aynı gurur, hepsinde aynı kendini beğeniş. Bizim de bir kalbimiz olduğunu, bizim de "mutlaka" isteyecek bir şeyimiz olabileceğini, bir türlü akıllarına getirmek istemiyorlar.
Sayfa 375 - İnkılap kitabevi
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Hatta böyleleriyle biraz uğraşırdım da. Yüzlerinden yalancı maskeleri sıyırmak, azametli gösterişler altında gizlenen çirkinlikleri, hiçlikleri meydana çıkarmak Çalıkuşu'nun en büyük eğlencesiydi. Ne bileyim ben, böyle doğdum. Pek fena bir kız değilim, küçükleri, ehemmiyetsizleri çok seviyorum. Fakat servelileri yahut yapmacık kibarlıklarıyla övünenlere karşı daima zalimim.
Sayfa 362 - undefined
Ne uzun, ne kısa...
Evet, bu gece kendi hürriyet şenliğimdi. Çalıkuşu, kafesinden kurtulalı bu gece tam bir sene olmuştu. Bir sene, üç yüz altmış beş gün. Ne uzun? ... İhtimal daha kırk sene, elli sene yaşayacağım. İhtimal daha elli yaş bu hazin muzafferiyetin hazin yıldönümünü görmek lâzım gelecek. Hayat, ne uzun, yarabbi, ne uzun?
Sayfa 337
Askerliğimi yaptıktan sonra Bakuba'ya resim öğretmeni olarak atandım. Maaşım bir haftalık yol paramı ancak karşılıyordu. Neden hayatımı, hem de ambargo yıllarında ressamlıktan kazanabileceğim hayalini kuracak kadar saftım ki?
Sayfa 86 - Aylak Adam Yayınları
Çiğdem Demirhan - Çok
Çok istiyorum onu, diyor. Çok.    Suratındaki her kırışıklık başka şeyleri de bir zamanlar çok, haddinden çok istediğini not aldığı kağıtlar gibi buruşturulup atılmışlar. İstemek bir şey ifade etmiyor, diyorum. Daha fazla konuşmanın anlamı kalmadı o zaman, diyor. ...  Herkesin kalbinde öldürdükleri, sonsuza kadar yaşattıkları, unuttukları, odalara hapsettikleri bir arada yaşar. Herkesin... Benim de... Senin de... Milyarlarca insanın her biri sessiz bir anda denize doğru kafasını çevirdiğinde aklına biri geliyor. İşte artık senin de aklına, o, gelecek. Bu kadar, diyorum.  Bir Yudum Kitap, Ocak 2018