Hastalıklar birer öğretmendir.
Gelirler, sabrı öğretirler.
Gelirler, tevekkülü öğretirler.
Gelirler, sıhhatin kıymetini öğretirler.
Gelirler, şükrü öğretirler.
Dayanışmayı öğretirler, teslimiyeti öğretirler, güçlü olmayı öğretirler. Yani O'ndan gelen her şeye şükürle yaklaşıp rızasını kazanabilirsek ne mutlu bize.
Pazardan aldıkları sebzelerin poşetlerini bile, "sana yük olmasın," diyerek elinden alan babasına, asıl o yanında yokken omzuna binecek olan ağır yükü tek başına nasıl taşıyacağını soramadı.
Memuriyet hayatım otuz beş sene sürdü ancak ben çoğu gün gönüllü olarak mesaimi uzattım. Belki, dedim, boşa geçirdiğim birkaç saat olmuştur, telafi edeyim. Burası devlet kapısı,dedim. Maaşımda bütün memleketin hakkı var. Ben boğazımdan haram lokmayı nasıl geçireyim?