Ey artık ölmüş olan at! -dediler-
En güzeli oydu işte, yüzünün savaşla ilişkisi.
Boydanboya bir karşıkoyma, denge
ve istekli bir azalma. Onu bilirdik.
O ağaç senin kanınla beslenirdi, hepimizi besleyen.
Bir ülkeyi yeniden yaratırdı şaşkınlığımız senin karşında,
alışverişin, alfabenin, iplik döküntülerinin ve
her şeyi düzeltmeye kalkışmanın yok ettiği...
...O, bir ay çiçeğidir
ayı ve çiçeği alınmış, sakalları artık tükenmiş uzamaktan. Neden evleri yadırgamış ve barbar gecelerine özlemli. Aslında her yeri uygun sarılara ve otobüslere.