Elbette dikkat nazarınızı çekmiştir ki, beyannâmede: "Vaziyet-i hazıradan Zat-ı Şâhâne kendisini emniyette görmediğinden..." denmektedir. Bu vaziyet-i hazıra nedir, efendim?
Vaziyet-i hazırada, bir değişiklik vardır ve bu değişiklik de İstanbul ahalisinin millî, dinî vicdanından kopan his ile Türkiye Büyük Millet Meclisine iltihak etmeleri ve hürriyet ve istiklâl, istemeleridir. Demek ki, Türk milletinin ve İslâm'ın esaslarından olan hürriyete mazhariyet, Halife makamında bulunan zat için matlûp değilmiş. Bilmem, sizce İstanbul'da başka bir değişiklik görülüyor mu? Efendiler, mateessüf bu zat islâm halifeliğini, İngiliz himayesine, terkedecek kadar büyük ve şimdiye kadar eşi görülmemiş bir tarihî cinayeti irtikap etmiştir. Ve yine malüm-u âlinizdir ki, aynı şahsiyet bir müddet evvel de, Sevr Muahedesini kabul ederek tarihe, aziz memleketin ve milletin inkisamını kabul etmiş bir kimse olarak geçmiştir.