At: Nereden geliyorsun?
Penguen: Kendinden başka kimseyi düşünmeyenlerin diyarından. Soğuk bir yer… Orada kalabalıklar var ama kimse kimseye dokunmuyor.
At: Üşüyor olmalısın.
Penguen: Soğuk iliklerime kadar değil, daha derine işliyor. Üşümeye alışıyorum ama görmezden gelinmeye asla.
At: Orada kimse durup dinlemez mi?
Penguen: Dinler gibi yaparlar. Gözleri sende olur ama kulakları kendi seslerinde. En ağır sessizlik, cevap beklerken çöken sessizliktir.
At: Peki neden ayrıldın o diyarlardan?
Penguen: Çünkü yalnız kalmakla, yalnız bırakılmak aynı şey değil. Ben artık seçmek istedim.
At: Acıttı mı geride bırakmak?
Penguen: Evet… Çünkü bazen en çok, değer vermeyi umduklarını terk etmek kanatır.
At: Burada kalabilirsin. Rüzgâr serttir ama dürüst eser.
Penguen: Dürüst rüzgâr, sahte sıcaklıktan iyidir. Belki burada yaralarım donmaz, sadece iyileşmeyi bekler.
At: Yalnız değilsin o zaman.
Penguen: Yalnızlığım hâlâ benimle… ama artık beni boğmuyor. Yanımda yürüyor.
✍️ Murat Çağlar