Şevval Kalkan

İnsan herkesten kaçabilirdi. Yalanlarına inanmadığı herkesten uzaklaşabilirdi. Ama günün sonunda bütün kötülüklerine, bütün eksikliklerine, yalanlarına ve hırsına şahit olduğu kişiden, kendisinden kaçamazdı. Kendisiyle yüzleşen insan, doğruları kabullenebilir ve kendisini sevmeyi öğrenebilirdi. Çünkü herkes kendisini sevmeye mecburdu. Saf sevgi de kimse kendisini sevmeden ortaya çıkmıyordu. Kendisinin farkına varabilen insan ve kendisini sevebilen insan başkalarına da sevgisini dağıtabilirdi.
Sayfa 51·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
“Babam bozuk radyoların haberlerine inanmazdı.” “Neden?” “Ya haberler eskisi kadar doğru değil diye ya da radyolar yalan kaldıramıyor diye bozulurmuş. Bu aralar bir hayli bozuk radyo ile karşılaştım, dedikleri doğru olabilir diye düşünmeye başladım.”
Sayfa 55·Kitabı okudu
“Hayata dair sorgu gücü yüksek olmalı insanın. Her şeyin cevabını bulmak mümkün değil. Ama soru sormayı hiç bırakmamak lazım. Sorgulamamız ve daha iyiye kendimizi çekmemiz lazım. Daha iyiyi soracak olursanız; bir öncekine göre daha büyük bir mutsuzluk. Çünkü insan öğrendikçe mutsuzlaşır. İnsan öğrendikçe eksikliklerinin farkına varır. O eksikliklerini de yok etmeye hiçbir zaman yetişemez. İnsan eksik bir canlıdır. Diğer canlılardan en büyük farkı ise insan eksikliklerini bilen bir canlıdır.”
Sayfa 64·Kitabı okudu
İnsan vedalaşırken ya kendisi olamıyor ya da asıl kendisi oluyordu.
Sayfa 70·Kitabı okudu
Hareket etmek isteyene en büyük engel kendine dair almaya korktuğu kararlarıydı. Kendini tanımaktan korkmasıydı. İnsan her ne kadar eksilirse eksilsin, yarım kalan kendini tanımaktan vazgeçmemeli, kendini tekrar inşa etmekten alıkoymamalıydı.
Sayfa 73·Kitabı okudu