Hep kendimi yazarak açıklayan bir insan olmuştum. Küçükken annemle kavga ettiğimde söylemek istediklerimi bir kağıda yazar ve ona verirdim mesela. Çünkü o an kendimi başka nasıl açıklayabileceğimi bilemezdim. Günlük tarzı defterler tutar ve arkadaşlarımla yaşadığım sorunları, sevdiğim çocuklarla ilgili dertlerimi, ailemle aramda geçen anlaşmazlıkları yazardım. Hikâyeler oluşturur, karakterlerime kendimden birer parça yükler ve onları farklı adlarla hayata bırakırdım. Bu benim kendimi ifade etme şeklim, bedenime ve ruhuma ağır gelen duyguları dışa dökmemin bir yoluydu. Ben yazarak nefes alıyordum, var oluyordum ve bu hayatta yer alıyordum.