Akış
Ara
Ne Okusam?
Giriş Yap
Kaydol

Muhammed Ali

Muhammed Ali
@35mallimeters
Avukat
İstanbul
13 okur puanı
Eylül 2020 tarihinde katıldı
Enosis isimli Yunan yolcu gemisini ele geçirerek gemi içinde gizlenmiş büyük miktarda altının milli mücadeleye kazandırılmasında denizcilerimizin ve deniz harekâtının önemi çok büyük olmuştur. Atatürk’ün “gözüm Sakarya’da, kulağım İnebolu’da” sözüyle, Kurtuluş Savaşı’nda ikmal teşkilatının başında bulunan Korgeneral Muzaffer Ergüder’in, 1925 yılında bu başarı için sarf ettiği “Kurtuluş Savaşı’nda bir avuç deniz subayımız olmasaydı, ne İnönü’ler, ne Sakarya ve ne de Dumlupınar ve de dolayısıyla Kurtuluş Savaşı olmazdı” yorumu çok dikkat çekicidir.
Reklam
...Müşavir Paşa Slade’in, hatıratında yazdığı şu satırlar son derece dikkat çekicidir: “Türkiye’de ulema sınıfından başkaları kendi hayatını etkilemeyen çevreyle ilgilenmiyor. Halk bir asrı aşan maziyi kendisinden değilmiş gibi unutuveriyor. Beşiktaş’taki türbeye defalarca gitmiş biri olarak rastladığım kişilere “Burası Hayreddin Paşa’nın türbesi mi?” diye sorardım. Sorduklarım, ülkelerinin Amiral Nelson’ı sayılacak bu ünlü amirali hiç tanımıyorlardı. “
Abdülaziz döneminde donanmaya büyük önem verilmesine rağmen, Bursa ve İzmir korvetleri 1866 yılında çıktıkları Atlantik geçişli Basra Kızıldeniz seyirlerinde birbirlerini kaybetmişler ve aylar sonra sürüklendikleri Brezilya’nın Rio de Janerio Limanı’nda buluşabilmişlerdi. Gemiler Basra’ya 14 ay sonra vardı.

Okur Takip Önerileri

Tümünü Gör
Yelken döneminde tamamen ağaçtan yapılan savaş gemileri için, en büyük tehlike top güllesi değil, yangındı. Bunu da ateş gemileri sağlardı. Rüzgâr üstüne çekilen teknelere bol yanıcı madde ve patlayıcı koyulur, bunlar hedef gemilerin ateş menzili dışında, rüzgârın etkisine bırakılırdı. Ağır ağır yanan gemi, hedefine yaklaşırken, rüzgârın etkisiyle yangın büyür ve hedef gemiye çarpınca onu da yakmaya başlardı.
Sayfa 292Kitabı okudu
Türklerin 2700 kayıp verdiği Sinop çatışması, çok canlı karakter zıtlıkları sergilemişti. Örneğin, Navik firkateyninin süvarisi Ali Bey, kendisinin asla teslim olmayacağını söyleyerek, gemi mürettebatına canlarını kurtarmalarını emredip cephaneliği kendi elleriyle ateşlemiş ve gemisini havaya uçurmuştu. Diğer taraftan bazı gemi komutanları da gemisini bırakarak kaçmışlardı. Bu komutanlar savaş sonrası, birkaç ay evlerinde oturduktan sonra eski itibarlarını tekrar kazandılar. Sinop Valisi de ertesi yıl başka bir şehre vali oldu.
Sayfa 298Kitabı okudu
Reklam
Balkan Savaşı’nda donanmanın yüz akı, Binbaşı Rauf (Orbay) komutasındaki Hamidiye kruvazörünün Akdeniz’deki ticaret savaşına (guerre de course) yönelik akın harekâtı oldu. İki amacı vardı. Birincisi, Boğaz’dan dışarı çıkarak peşine Yunan Filosu’nu takmak ve böylece Boğaz’a yönelik ablukayı kırmak; ikincisi, Akdeniz’deki Yunan ticaret gemilerinin faaliyetlerine mâni olmak. Bu harekât, sonradan Alman Kayzeri ve İngiliz Dışişleri Bakanı tarafından takdir edilecek bir başarı örneğiydi.
İngiliz mühendisler gemilerine bol sayıda ve büyük çaplı top koyarlar, sağlamlığa pek aldırmazlardı. Prensipleri şuydu: "Sen bat; zarar yok. Bil ki senden sonra gelecek İngiliz gemisi senin yaraladığın düşman gemisini muhakkak batıracaktır."
Sayfa 171Kitabı okudu
5000 kişinin görev yaptığı Amerikan "Nimitz" sınıfı bir uçak gemisinin günlük işletim maliyeti 2 milyon dolardır. Türk Donanması'nda görev yapan "G" sınıfı bir fırkateyn, iktisadi süratle seyrederken saatte 2000 litre motorin harcar.
Almanya'nın Denizcileşme Süreci
Bu süreçte Tirpitz'in en büyük bir diğer destekçisi de, Dışişleri Bakanı Von Bülow idi. 1897 yılında Birinci Donanma Yasası parlamentoda görüşülürken, "Güneşin Batmadığı İngiliz İmparatorluğu" sözüne şöyle cevap vermişti: "Şimdi biz de güneşte bir yer talep ediyoruz."
Sayfa 167Kitabı okudu
Don Kişot'un yazarı İspanyol Cervantes, kendisinin de savaştığı İnebahtı Deniz Savaşı'nın sonunda derin bir nefes alıyor ve bu yenilgi ile birlikte Osmanlı Donanması'nın yenilmezlik efsanesinin ortadan kalktığını söylüyordu.
Sayfa 239Kitabı okudu
Reklam
Bugün hala Venedik şehrinin San Marco Meydanı yakınında bulunan "San Andrea Kalesi"nin tepesinde "Büyük Zafer" yazan bir plaket vardır. "Büyük Zafer" İnebahtı'dır.
Sayfa 237Kitabı okudu
Temyiz ilâmında, usuldür biliriz, kısa konuşulmak gerekir. Fakat bu kaideyi biraz tadil ve ıslah ederek ve hattâ lazımsa ihlâl ederek namına icrayı kaza ve adalet ettiğiniz Türk Milletine kâfi derecede hitab ediniz. Alemi maneviyette teselli ve huzura kavuşmak için milletin son ümidi sizlerdedir.
Bir fincan suda birkaç tahtakurusu ifna edilmiş değildir. Nara Burnu’nun 45 kulaç derinliklerinde 81 yiğit can vermiştir. Bu can verişin elim tafsilâtını ve mahiyetini bütün millet vicdanında milli bir felaket gibi yaşamıştır ve yaşamaktadır. Şu hâlde 6 aylık bir hapis kararı ile Türk Milletinin ızdırabını teskine imkân tasavvur edilebilir mi ?
"Biz ef'âlimizin mesuliyetini müdrik Türk avukatıyız. Yaptığımız ve konuştuğumuzdan zerrece rücu ve nükûl edecek adam değiliz." Av. Suad Tahsin TÜRK
Dumlupınar-Naboland Davasında Soğuk Savaş Etkileri
Naboland Demirperde devletlerinden birine mensup bir gemi olsaydı, müsademenin ve manevraların mahiyet ve hususi-yeterini göz önüne alarak bunun kasdi bir taarruz olduğunu vicdan rahatlığıyla ve kolayca iddia ve isbat edebilirdik.
95 öğeden 16 ile 30 arasındakiler gösteriliyor.