Necip Fazıl Kısakürek'in "İman ve İslâm Atlası" Eseri Üzerine
Necip Fazıl Kısakürek, Türk edebiyatının ve düşünce hayatının en etkili isimlerinden biri olarak, 20. yüzyılın ikinci yarısında fikir, sanat ve inanç alanlarında derin izler bırakmış bir şair, yazar ve mütefekkirdir. 1904-1983 yılları arasında yaşayan Kısakürek, gençlik dönemindeki bohem hayatından sonra, Nakşibendî şeyhi Abdülhakim Arvasî ile tanışmasıyla birlikte İslamî bir dönüşüm yaşamış ve eserlerini bu doğrultuda şekillendirmiştir. "Büyük Doğu" dergisi etrafında örgütlenen fikir hareketinin öncüsü olarak bilinen yazar, şiir, tiyatro, roman ve deneme türlerinde kaleme aldığı eserlerle tanınmaktadır. Bu bağlamda, "İman ve İslâm Atlası" adlı eseri, onun olgunluk döneminin meyvesi niteliğinde olup, İslam'ın itikadî ve amelî boyutlarını ele alan kapsamlı bir çalışmadır. 1981 yılında tamamlanan ve Büyük Doğu Yayınları tarafından basılan bu kitap, 720 sayfalık hacmiyle, okuyucuyu İslam'ın derinliklerine davet eden bir rehber olarak öne çıkmaktadır. Bu incelemede, eserin konusu, yapısı, yazarın yaklaşımı, güçlü ve zayıf yönleri ile genel değerlendirmesi üzerinde durulacaktır.Eserin konusu, adından da anlaşılacağı üzere, iman ve İslam'ın temel unsurlarını bir "atlas" metaforuyla haritalandırmaktır. Kısakürek, kitabı alışılmış din kitaplarından ayıran bir anlayışla kaleme almıştır; zira burada şekil ile ruhu, amel ile hikmeti birbirine emdirmek gayesi güdülmektedir. Kitap, en emin ilmihâlle en şaşmaz tefekkürü bir araya getirme iddiasını taşır. Yazar, önsözünde eseri şöyle tanımlamaktadır: "Her biri aynı kaynaktan tas dolduran kitaplara nispet, doğrudan doğruya ve en az vasıta kullanarak o kaynağa diz üstü abanma ve suyuna avuç açma vâkıasıdır; ve bundan sonra Hak ne nasip eder, bilemem, bütün eserlerimi