Psikoterapinin ana maddesinin, çoğu kez iddia edildiği gibi bastırılmış içgüdüsel yönelişler ya da trajik bir kişisel geçmişin iyi gömülmemiş kırık dökük parçaları değil, daima bu tür bir varoluş sancısı olduğuna inanıyorum.
Bu terapideki başlıca bilimsel varsayımım, temel kaygıların insanların yaşamın acımasız gerçeğiyle yani varoluşun verileriyle başa çıkmak için harcadıkları bilinçli ve bilinçsiz çabalardan kaynaklandığıdır.