...Daniel J. Levitin, Christian Gaser ve Gottfried Schlaug çalışmalarında "Müzisyenlerin, müzisyen olmayanlara göre daha büyük beyinciklere ve daha fazla konsantre olmuş gri maddeye sahip olduklarını keşfetmişti. Gri madde, beynin hücre gövdelerini, silindir aksları ve dendritleri barındıran kısımdır. Beyaz madde, veri iletiminden sorumluyken gri madde, veri işlemleme görevini yerine getirir," diyor. Müzik, sadece aksayan yönlerimize şifa vermeyi teklif etmiyor, idrak yeteneğimizi güçlendirmeyi de vaat ediyor
Bugün, modern çalışmalar sonucunda müziğin bedende, ağrıyı azaltıp doğal bir sarhoşluk yaratabilecek bir hormon olan endorfin düzeyini yükseltebildiğini biliyoruz. Otizm spektrumundaki rahatsızlıklardan hiperaktiviteye, stres kaynaklı bozukluklardan alzheimer hastalarında kısa süreli hafızanın geliştirilmesine kadar pek çok sahada psikoloji, bilimsel bir yöntem olarak müzik terapiden faydalanıyor bugün.
Bir gün tesadüfen İranlı Sâdık Hidâyet'in Kör Baykuş adlı romanını okurken bir kuşla tanışmıştım. Şöyle anlatıyordu:
"Butimar bir kuştur, deniz kıyısına çöker, denizin bir gün kuruyacağını düşünür ve bu tasa yüzünden de su içmez."
Herman Hesse, Ağaçlar kitabının girişinde "Bir süre yaşadığımız her yer, ancak orayla vedalaştıktan epey sonra belleğimizde biçim kazanır ve hiç değişmeyen bir imgeye dönüşür." der.