Günümüzde güç ilişkilerine ram olmamış insan bulmak çok zor. Rütbeleri önemsemeyen, sahip oldukları güçle başları dönmeyen, güç sahiplerine selam durmayan insanların yani "bu çağın soyluları"nın sayısı pek az. insanlar boyunlarına statülerden yapılma mücevherler takıyorlar; egonun yansımaları, ışıltıları ile göz kamaştıran ve karşısındakini çekim alanının içine alıveren mücevherler.
Yazık o millete ki, zorbayı bir kahraman gibi alkışlar ve gösterişli fatihi hayırsever sanır. Yazık o millete ki, rüyasında küçümsediği tutkuya uyanıkken boyun eğer.
Yazık o millete ki, sesini sadece cenaze törenlerinde yükseltir, sadece yıkıntılar arasında kibirlenir ve sadece boynu kılıçla kütük arasındayken başkaldırır. Yazık o millete ki, Devlet adamı bir tilki, filozofu bir hokkabaz, sanatı yamama ve taklit sanatıdır. Yazık o millete ki, yeni hükümdarını borazan
sesleriyle karşılar ve bir sonraki hükümdarını da borazanlarla karşılamak için, onu yuhalayarak uğurlar.
Güçlü adamları henüz beşikteyken, bilgeleri yıllar ca susturulan o millete yazık!
Çocuklarımıza çitin öte yanında öcüler olduğunu öğretmek yerine, dağın öbür tarafında kan ve gözyaşlarının rengi bizimle aynı başka insanların olduğunu öğretmeliyiz.