John Fowles, Koleksiyoncu’da şöyle diyor: “Onu unutacağımı sandığım da olmuyor değildi. Ama unutmak insanın yapacağı değil, başına gelen bir şeydir ve benim başıma gelmedi.”
Hayatımda senin kadar kimseyi sevmedim demek gerçekçi olur mu bilmiyorum. Zaten kıyaslayabileceğim kimseyi de hatırlayamıyorum. Ama senin kadar istikrarla kimseyi sevmediğime eminim, bir daha sevebileceğimi de sanmıyorum
Camdan bir kavanoza kıstırılmış
sinek gibi boşa kanat çırptığımı düşünüyorum çoğu
zaman. Belki de bu yüzden sabahları, bütün gece
inşaata kum çekmiş gibi yorgun uyanıyorum.
Bunca zamandır biriktirdiklerim nedeniyle
boğazımda oluşmuş yumrular nur topu gibi yumruklara
dönüştü. Gelirsen kendimi tutamam da ağzını burnunu dümdüz ederim diye korkuyorum. Hiç dönme Osman,
ben vallahi istemiyorum.