Onunla iki-üç saat oturup doya doya yüzüne, bedenine bakmak ve göksel sözlerini dinlemek şansına erişirsem, tüm damarlarım kavrulur, gözlerim kararır, kulaklarım duymaz olur. Katil bir el gırtlağımı sıkıyormuş gibi soluğum daralır, içimi sıkıntı basar.