42abdullah35

42abdullah35
@42abdullah35
Öğretmen
İzmir
Konya
85 okur puanı
Nisan 2024 tarihinde katıldı
Bazı kalplere uğrar geçersin, Bazılarında soluklanır,bir tatlı huzur alırsın. Bazı kalpler de var ki,onlarda upuzun kalır,onları daimi ikâmetin ve evin bilirsin. İnsan insandan kalbiyle ayrılır. İnsan insana kalbinden ısınır.” ~Ebrar Akbulut.
Düşünce
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Temel, Dursun'a ''Savaş çıkarsa ne olur?'' diye sorar. Dursun: ''Savaş çıkarsa iki olasılık vardır.'' demiş. ''Ya çürüğe çıkarız ya da askere gideriz. Çürüğe çıkarsak mesele yok ama askere gidersek mesele var. Orada da iki olasılık var. Ya cephe gerisinde ya da cephe ilerisinde oluruz. Cephe gerisinde olursak mesele yok. Cephe ilerisinde olursak iki olasılık var. Savaşı ya kazanırız ya da kaybederiz. Kazanırsak mesele yok. Kaybedersek iki olasılık var. Ya esir düşeriz ya da ölürüz. Esir düşersek mesele yok. Ama ölürsek iki olasılık var. Ya bizi gömerler ya da kağıt fabrikasına gönderirler. Gömerlerse mesele yok. Kağıt fabrikasına gönderirlerse ya bizi gazete yaparlar ya da tuvalet kağıdı yaparlar. Gazete yaparlarsa mesele yok. Tuvalet kağıdı yaparlarsa işimiz b... sarar.''"
Alıntı
Gel seninle bir günlüğüne delilik yapalım. Hüzünleri askıya asalım. İstanbul'u bir uçtan bir uca dolaşalım. Üsküdar'da çay içelim. Kız kulesinde selfie çekelim. Beşiktaş'ta vapura binelim. Adalarda faytona. Kadıköy'de sahilde kafaları çekelim. Yağmurda ıslanalım, rüzgarda savrulalım. Acılarımızı sarhoş edelim, naralar atalım. Delilik değil mi nasılsa. Son durak Bakırköy olsa...! Gülten Alp
Şiir
BÜYÜK İSKENDER'İN SON ÜÇ ARZUSU Antik çağın en büyük imparatorluğunun hükümdarı olan Makedonya Kralı Büyük İskender M.Ö. 323’te Babil’de, II. Nebukadnezar’ın Sarayı’nda henüz 32 yaşındayken ölümün eşiğine gelmiştir. Rivayet edilir ki hükümdar yüksek ateşler içerisindeyken komutanlarını çağırır ve onlara son üç arzusunu iletir: 1. Tabutumu bilinen en iyi doktorlar taşısın. 2. Elde ettiğim tüm zenginliğim (altın, gümüş ve değerli taşlar) yol boyunca tabutum mezara gelene kadar serpiştirilip saçılsın. 3. Ellerim, herkesin görebileceği şekilde tabutun dışına sarkıtılsın. Komutanlardan biri, büyük bir şaşkınlık içerisinde; - Efendim, bu isteklerin nedenini sorabilir miyim? Büyük İskender, açıklamış: • Tabutumu en ünlü doktorların taşımasını şu nedenle istiyorum: Herkes bilsin ki, doktorlar ne kadar iyi olursa olsun, onlar bile ölüm karşısında çaresizdir. • Yerlere serpiştirip saçacağınız kıymetli taşlarım, mücevheratım da gösterecektir ki: Bu dünyada elde ettiğimiz tüm zenginlik, bu dünyada kalır. • Ellerim tabutun dışında kalsın ki, herkes bilsin: Bizim için en değerli şey olan zamanımız tükenince, boş ellerle doğduğumuz gibi, boş ellerle de bu dünyadan gideriz. Zaman,elimizdeki en kıymetli zenginliktir; çünkü sınırlıdır. Her şeyi kazanabiliriz, ama daha fazla zaman kazanamayız. Aslında zaman dediğimiz şey doğrudan hayatımızdır ve en değerli emanettir.
İnsan ve Hayat
Biliyorum. “Sevmek zor iştir!” Ama aşkı yazmak daha da zor geliyor bana, hele hele kurşun kalemle yazmak… Kurşun kalemler, bir de üzerlerinde bir silgi varsa eğer, hata yapılmasını sorgulamayacaklarını söyleyen kalemlerdir. Bu rahatlıkla yazmaya koyulduğunuzda da tüm gizli saklı kalmasını istediklerinizi yazar silersiniz. Sizden başkasının bildiği hiç bir şey artık gizli değildir. Ve silmiş bile olsanız, yazdıklarınıza tanık bir kurşun kalem vardır artık. Kurşun kalemlerin tanıklığına güvenmeyenler için aşk çok zordur. Aşk tanıksız, savunmasız bir duygular bütünüdür, yalnızlığı içerir, kimsesizliğin belgesidir. Cüneyt Ayral / Aşkı Düşünürken
Duygu/Düşünce