K491

K491
Paylaşımlarımı lütfen okuyarak beğenin ve yorum yapın.
İktisadî ve İdarî Bilimler
1197 okur puanı
Mart 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Anayasamızın 174. maddesinde sayılan ve "Anayasaya aykırı olduğu şekilde anlaşılamayacağı ve yorumlanamaya­cağı" vurgulandıktan sonra İnkılap Kanunlarının en başında yazılı olduğuna göre, Tevhidi Tedrisat Kanunu Anaya­sa hükmü haline gelmiştir. O halde, 1) Gereğinden fazla ilahiyat fakültesi açılması, 2) İmam Hatiplik gibi din görevi görecek memurların yetişmesini sağlayacak adedi geçecek şekilde, başka bir anlatımla milyonlarca çocuğumu­zu dini eğitime tabi kılacak şekilde imam hatip okulları açılması, açıkça Anayasaya ve eğitimde la­iklik ilkesine aykırıdır.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bir partinin genel başkanı sıfatını taşıyan bir ki­şinin laikliğe aykırı her sözü ve eylemi parti kapat­ma nedenidir. Milletvekili, hatta başbakan olması partiyi sorumluluktan kurtarmaz.
Genel Başkan Necmettin Erbakan dahil, Refah Partisi'nin tüm yöneticileri, kendileri­ne oy getirdiği inancıyla hemen her konuşmalarında, okul­larda ve hatta devlet dairelerinde başörtüsü ile öğrenim görme ve çalışmanın Anayasal bir hak olduğunu ısrarla id­dia ederek halkı kışkırtmışlar, eylemler düzenlemişler, hatta Genel Başkan Erbakan "iktidar olduklarında rektörlerin başörtüsüne selam duracağını" bir seçim konuşmasında ileri sürebilmiştir. "Başörtüsü" konusunda yapılan eylemlerin yaygınlığı, bu hususta parti üyelerince ve yöneticilerince binlerce ko­nuşma yapıldığının dikkatli televizyon izleyicilerince dahi açıklıkla saptanması karşısında ; bu partinin yalnız bu konu­daki eylemleri, söz ve davranışları bile , laikliğe aykırı ey­lemlerin odağı haline geldiğini kabule yeterlidir. Fransız Yazar Elizabeth Badinter şöyle diyor: "Cumhuriyet okuluna giderken, insanlar farklı­lıklardan arınmalılar. Bunun sonu yok. Bugün tür­bana 'evet' derseniz, yarın, Teleban'ın tepeden tır­nağa kapalı gözleri bile görünmeyen kızlarına ne di­yeceksiniz? Unutmayın ki , bazı ülkelerde, kadınlar başları­nı kapatmadıkları için öldürülüyorlar."
Prof. Dr. Ahmet Ta­ner Kışlalı, Cumhuriyet, 24 Ekim 1997.·Kitabı okudu
Demokrasilerde, Anayasal ve yasal şartlar oluş­muşsa, iktidardaki bir partinin icabında kapatılma­sıyla yetinilmez ve böyle bir partinin yöneticileri, TCK'nın 146. maddesinde müeyyideye bağlanmış "Anayasayı ihlal" suçunun sanığı dahi olabilir. Parti kapatma nedenlerinin tümünün Anayasada yazılı olması şart değildir. Yasa koyucu gerekiyorsa Anayasada yazılı olmayan parti kapatma nedenleri kabul edebilir. Yeter ki "Siyasi Partilerin demokra­tik hayatın vazgeçilmez unsurları" olduğuna dair Anayasa hükmü ile, "Parti kurma ve örgütlenme öz­gürlüğü" hakkının özü zedelenmiş olmasın. Özellik­le Cumhuriyetimizin niteliklerini korumaya yönelik parti kapatma nedenlerinden hiçbirinin, Anayasada yazılı olmasa bile Anayasaya aykırı olduğu düşünü­lemez.
Refah Partisi'nin kitap haline getirdiği "Ön Savunma" nın 63. sahifesinde, "Bir iktidar par­tisi için kapatma mekanizmasının işlemesi düşünü­lemez" denmektedir. Yani iktidara geçen parti, istediği gibi Anayasa­yı ihlal edebilecek ve kendisinden hesap sorulama­ yacak! Anayasa dışı eğilimi olan partiler, geniş taban bulurlarsa ve hele iktidarda olurlarsa, demokrasi için "açık ve yakın tehlike doğurma" ihtimalleri ar­tar. Almanya'da iktidar olan Nazi Partisi'nin, İtal­ya'da iktidar olan Faşist Partinin Yaptıklarını hatır­layalım.