Refah Partisi'nin kapatılması için Başsavcılığımızca dava açılmasından sonra konuyu değerlendiren yazarlardan Prof. Dr. İhsan Arsel:
"Demokraside parti kapatılamaz diye bir kural yoktur. Çünkü demokrasi denen şey, herkesin bildiği gibi, bir özgürlük rejimidir ve özgürlükleri yok etmeyi amaç edinen bir parti kesinlikle kapatılır. Eğer siyasal bir parti, inanç bağnazlığına bayrak açmış olarak temel özgürlüklere göz dikmişse, örneğin şeriat heveslisi olarak laik cumhuriyeti yıkmak niyetinde ise kapatılır. 'Cihad' sözcüğünün kaypak anlamlarından yararlanarak kendisini 'İslami Cihad Ordusu' olarak ilan etmiş ise kapatılır. Dini politikaya araç edenlere, örneğin, 'biz şeriat hukukuna bağlıyız ve iktidara geldiğimiz zaman bu hukuku uygulayacağız' biçiminde laf edenlere ya da bu siyaseti gerçekleştirme uğruna 'kan dökülecektir' diyerek bu politikanın taktiğini çizenlere kanat açmış bir parti kapatılır; seçmenlerin yüzde 21 in değil de yüzde 99'unun oylarına konmuş olsa dahi, mutlaka kapatılır.
Bu nedenle Refah Partisi liderinin yaptığı gibi; 'Demokrasilerde parti kapatılamaz: parti kapatmak ilkelliktir' demek ve halkoylamasıyla iktidar olup laik cumhuriyeti yıkmayı umut etmek, demokrasinin sayı hesabına değil, fakat 'insana saygı' esasına dayalı bir yaşam tarzı olduğunu bilmezlikten gelmek demektir. Söylemeye gerek yoktur ki, 'ilkellik' bu tür partileri kapatmak değil, fakat bu partilerin boyunduruğu altında yaşamaktır.
Demokrasi demek, halkın her şeyi,
her istediğini yapabilmesi, kaprislerini dile getirmesi, insanın 'doğal' hak ve özgürlüklerini yok edebilmesi değil, fakat kişi özgürlüklerinin güvenliğe bağlanmış olarak var bulunmasıdır. Kişi özgürlüklerini hiçe sayan bir toplumda velev ki halk yüzde doksan dokuz çoğunlukla karar versin, 'demokrasi' diye bir