K491

K491
Paylaşımlarımı lütfen okuyarak beğenin ve yorum yapın.
İktisadî ve İdarî Bilimler
1198 okur puanı
Mart 2021 tarihinde katıldı
"Demokrasi her şeyden önce laikliğe dayanır. Gerçek demok­rasiler laik olanlardır. Zira demokrasinin iki önemli unsuru özgürlük ve eşitliktir. Bu unsurların gerçekleşmesi, ancak dini zorlamaların olmadığı laik toplumlarda mümkündür."
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Dinler, dünya işlerine karışıp siyasi bakımdan güç kazandıkla­rı ölçüde asıl ruhani erklerini gözardı edip, soysuzlaşmaya başlar­lar.
Hüseyin Batuhan, Laiklik ve Dini Taassup, s. 60.·Kitabı okudu
Refah Partisi'nin kapatılma davası gerekçesi
Bir siyasi partinin laik Cumhuriyet ilkelerine aykırı ey­lemlerin odağı haline gelip gelmediği, Siyasi Partiler Kanununun 103. maddesi göz önünde tutularak değil, Anayasamızın 69. mad­desinin altıncı fıkrası yollamasıyla 68. maddesinin dördüncü fıkrası göz önünde tutularak belirlenmelidir. Siyasi Partiler Kanunu tümüyle yürürlükten kaldırılsa, Anaya­samız doğrudan uygulanarak bir siyasi parti kapatılmayacak mıdır? Elbette kapatılabilecektir ve bu konuda doktrinde oybirliği vardır. Özel yasa olan Siyasi Partiler Kanunu yürürlükte olduğu süre­ce, açık ve net olan Anayasa hükümleri dahi uygulanamaz, kaldırıl­sa uygulanabilir demek de mümkün değildir. Çünkü Anayasa hü­kümlerinden hiçbiri 'yedek norm' niteliğinde değildir ve normlar hi­yerarşisinde en üst mevkidedir. Bütün bu nedenlerle Başsavcılığımız, laiklik ilkesine aykırı ey­lemlerin odağı haline geldiği için Refah Partisi hakkındaki kapatma istemini, Anayasamızın 69. maddesinin altıncı fıkrası yollamasıyla 68. maddesinin dördüncü fıkrasına dayanarak yapmıştır.
9 Ekim 1925 günü Cumhuriyet Savcılarına seslenirken büyük Atatürk; "Devrime karşı koyan muhalefetin özgürlükten ve yasa­dan yararlanmaya hakkı yoktur. Bireyin değil , bireylerin ta­mamını ifade eden toplumun ve devletin yararı her düşünce ve kaygıdan önce gelmelidir. Sınırsız bireysel özgürlük ve kişisel çıkar peşinde olanlar, kendi emellerini, çıkarlarını ulusun yüksek çıkarları ve özgürlüğünden üstün tutanlardır. Sınırsız kişisel özgürlükler, kişisel çıkarlar, uygar ve düzenli toplumları , devletleri yıkarak anarşiyi ve çoğunlukla da zor­balığı yaratır. Anarşi ve zorbalık, doğrunun yanlışa, zayıfın güçlüye yenilmesi sonucunu doğurur."
Atatürkçülerin benimsediği demokrasi anlayışı, çağdaş demokratik ülkelerin hemen hepsi tarafından benimsenip hayata geçirilen, Batılı bilim adamlarının kullandığı deyimle 'militan' , Alman Anayasa Mahkemesi'nin kullandığı deyimle 'kavgacı, mücadeleci' , yani düşmanlarına karşı kendini sa­vunmaktan kaçınmayan demokrasi anlayışıdır. 'Gerici' güçlerin safında ve onlarla omuz omuza savaş veren kişilere dünyanın hiçbir yerinde 'aydın' denmez . Ül­kemizin gerçek aydınları , çağdaş bir demokratik yaşamın gerçek savunucuları, Atatürkçülerdir.