Din eğitiminin, laik ve demokratik düşünebilen vatandaş yetiştirilmesinin önünde en önemli engel olduğu, en gelişmiş demokratik ülkelerde bile kavranmış; her demokratik devlet, bazen Anayasa ve yasalarına hüküm koyarak, bazen de sadece yüksek mahkeme içtihatlarıyla 'din eğitimini' daima denetim altında bulundurmuştur. Zira 'din adamı' ihtiyacını karşılamak için açılan okullar dışında, milyonlarca çocuğunun din eğitimi görmesine ve düşünce yapısının bu eğitime göre şekillenmesine rıza gösteren bir devlet, laik devlet oolara nitelendirilmez.