K491

K491
Paylaşımlarımı lütfen okuyarak beğenin ve yorum yapın.
İktisadî ve İdarî Bilimler
1198 okur puanı
Mart 2021 tarihinde katıldı
Okulların laikleştirilmesi, Fransa'da 19. yüzyılın sonların­da gerçekleştirilmiştir ve bunun sonucunda devlet okullarında din öğretimi kaldırılmıştır. (Encychopedia Britannica, Volüma 6, 15 th edition, s. 41 8.)
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Amerikan Federal Yüksek Mahkemesi 1943 tarihli West Virgi­nia V. Barnette davasında da "Anayasal takımyıldız içinde eğer bir sabit yıldız varsa o da, hiçbir resmi makamın, politikada, milliyetçi­likte, dinde ya da düşünce ile ilgili herhangi bir alanda tek doğru­nun ne olacağını buyurma yetkisine sahip olmadığıdır," şeklinde kararını açıklamıştır. Böylece devletin dini konularda da insanların inançlarına etkide bulunamayacağı görüşü ortaya konulmuştur.
ABD'de Anayasanın ek 1. maddesi gereğince, din eğitimi dev­letçe desteklenmemektedir. Yani ABD'de resmi okullarda dini öğre­ tim yapılmamaktadır. ABD'de resmi devlet okullarında öğretmenlerin dini kisve taşı­maları yasak edilmiştir. Engel V. Vitale davasında (1962) Amerikan Federal Yük­sek Mahkemesi devlet okullarında dua okutulmasını Amerikan Anayasası'na aykırı görmüştür.
Din eğitiminin, laik ve demokratik düşünebilen vatandaş ye­tiştirilmesinin önünde en önemli engel olduğu, en gelişmiş demok­ratik ülkelerde bile kavranmış; her demokratik devlet, bazen Ana­yasa ve yasalarına hüküm koyarak, bazen de sadece yüksek mah­keme içtihatlarıyla 'din eğitimini' daima denetim altında bulundur­muştur. Zira 'din adamı' ihtiyacını karşılamak için açılan okullar dışında, milyonlarca çocuğunun din eğitimi görmesine ve dü­şünce yapısının bu eğitime göre şekillenmesine rıza gösteren bir devlet, laik devlet oolara nitelendirilmez.
Refah Partisi milletvekilinden skandal sözler
8 Mayıs 1997 günü Refah Partisi Şanlıurfa Milletvekili İbra­him Halil Çelik, Meclis kulisinde; "Refah Partisi iktidarında imam hatipleri kapatmaya kalkarsa­nız kan dökülür, Cezayir'den beter olur. Ben de kan dökülmesini is­tiyorum. Demokrasi böyle gelecek. Fıstık gibi olacak. Ordu, 3.500 PKK'lı ile başedemedi. Altı milyon İslamcıyla nasıl başedecek? Rüzgara karşı işerlerse yüzlerine gelir. Bana vurana ben de vuru­rum. Ben sapına kadar şeriatçıyım. Şeriatın gelmesini istiyorum," demiş, haber 10 Mayıs 1997 günü çok tirajlı gazetelerimizin hemen hepsinde yayımlanmıştır.