Tanrıların, cinlerin, kadim soyların olduğu ve aşkı bir araya getiren bir hikâye Kumların yemini. Kitabın merkezinde, insanların yanında olduğu için ilahi dünyadan kovulan Ninibe adlı güçlü bir çöl tanrıçası var. Ninibe ona yapılanlardan dolayı intikam almak için çöllerin hakimiyetini yeniden kazanmaya çalışıyor. Önce en güçlü cin kabilesi olan Demon kabilesi ile birlikte hareket etmeye başlıyor. Onların kraliçesi de kovulmuş ten değiştirenlerden sürüngenlerin ilk soyu Şahmeran’dır. (Benim fav karakter) Daha sonra çölde kendi hakimiyetini kurmak ve müttefik toplamak için çalışmaya başlar. İlahi olanlardan intikamını alacaktır. Tabi içinde sönmeyen aşkın ateşide onu anbe an zorlamış olsada.
“Kumların Yemini” sadece bir çöl fantastiği değil; güç, kader ve aşkın aynı ateşte eridiği bir hikâye. Kumların altında sırlar saklanırken, karakterlerin verdiği savaş sadece düşmanlarla değil kendi içlerindeki fırtınalarla da oluyor. Çölün sertliğiyle romantizmi aynı anda hissettiren, güçlü kadın karakterleri ve mitolojik havasıyla insanı içine çeken bir kitap. Bazı hikâyeler okunmaz, yaşanır; bu da onlardan biri.
Kumların YeminiÖmer Kaan Çetin · Prime Kitap · 202629 okunma
Salama, savaşın ortasında hayatta kalmaya çalışan genç bir hemşiredir. Her gün ölümle, kayıpla ve umutsuzlukla yüzleşirken bir yandan da ülkesinde kalmakla gitmek arasında zor bir seçim yapmak zorunda kalır. Yaşadığı zorluklar ve yol boyunca karşılaştığı insanlar sayesinde umut ile umutsuzluk arasında sarsıcı bir yolculuğa çıkar.
Bu kitapta beni en çok etkileyen şey, tüm acılara ve karanlığa rağmen umudun hiçbir zaman tamamen yok olmamasıydı. Bazı bölümler beni gerçekten derinden etkiledi ve Salama'nın yaşadıklarını okurken birçok kez içim burkuldu. Kenan'ın varlığı ise hikâyenin sertliği içinde ayrı bir sıcaklık ve huzur katıyordu.
Bu roman; savaşı, kaybı, aşkı, aileyi ve umudu çok güçlü bir şekilde anlatıyor. Kitabı bitirdiğimde, gerçekten tanıdığım insanlara veda ediyormuşum gibi hissettim. Benim için bu sadece bir kitap değil, derinden hissedilen ve uzun süre kalpte yer eden bir hikâyeydi.
SPOILER Şizofrenlik seviyem o kadar yüksek ki kendimi targaryen sanıyorm ve bunla mutluyum baya.Fav targım nyra ve aemon (evet dünyanın en sıradan insanı falanım) Jaehareys kendini öldürsün ya korkunç bi herif bi insan çocuklarına böyle davranır mı ya nefret ediyorum.Maegor da bi değişikti manyak adam gerçi annem Visenya olsaydı bende böyle olurdum da yalan yok targaryenlerin uzun süre ayakta kalmasının sebebiydi kendileri.Kahverengi saçlı Targaryenlere de çok üzülüyorum açıkçası hiçbirinin mi iyi bi kaderi olmaz abi.Ama o Baelor var ya o Baelor Prensimin sağ taşağına 700 sayfalık roman yazılır sonuna da not düşülür:Asıl olay soldaydı.Neyse Targaryenleri seviyorum hepsi kral
Ateş ve KanGeorge R. R. Martin · Epsilon Yayınevi · 20191,507 okunma
Aleksandar Hemon’un Hayatlarının Kitabı benim için klasik bir roman okuma deneyiminden çok daha fazlası oldu. Bu kitapta kurgu ile gerçek arasındaki çizgi o kadar ince ki, okurken bazen bir hikâye değil de bir insanın kalbinin içini okuyormuşum gibi hissettim.
Hemon’un dili oldukça sade ama bir o kadar da derin. Özellikle aile, kayıp, göç ve aidiyet temalarını işlerken kelimeleri özenle seçtiği çok belli. Bazı bölümlerde içim sıkıştı; yazarın yaşadıklarını bilmek, anlatılanları daha da ağır ve gerçek kılıyor. Duygusal anlamda yorucu ama bir o kadar da etkileyici bir kitap.
En çok hoşuma giden şey, acının gösterişsiz bir şekilde anlatılması oldu. Abartılı dram yok; tam tersine, sakin ama sarsıcı bir anlatım var. Özellikle aile bağları üzerine yazdığı kısımlar beni çok etkiledi. İnsan kendi hayatını, kendi ailesini düşünmeden edemiyor.
Yer yer deneme tadında ilerlemesi bazı okurlar için durağan gelebilir ama ben bu samimiyeti sevdim. Hızlı akan bir olay örgüsünden çok, hissettiren bir metin var karşımızda. Okuduktan sonra bir süre etkisinden çıkamadım.
Genel olarak, duygu yoğunluğu yüksek, gerçek hayattan beslenen ve insanın içine dokunan bir kitap arıyorsanız Hayatlarının Kitabı kesinlikle okunmalı. Benim için sessiz ama derin bir iz bıraktı.
Çok güzel ilerliyor ancak olaylar karışık geldi bir yerden bir yere atlıyor ancak onun dışında gerçekten güzel ters köşeler fln var demon slayer sevenler okuyabilirler.
Kara Kâhya 1Yana Toboso · Gerekli Şeyler Yayıncılık · 2017480 okunma
Bu kitapta urodaki onu öğretir ve sonra bir iblisi öldürüp seçme finallerinde kazanır ve sonra herkezden 5 kişi yaşamıştır sonra bir yerde kız yiyen yere gider ve savasir ve sonra Tokyo asuka da tüm iblisleri yapan ve kontrol eden kişi muzan kibusuji görül ve zaten dedim ya iblis yapar diye işte bir badamı iblis yapar ama Tanjiro onu durdurulken muzan gider ve bir iki insanı ona vurulken bir gün öleceksin der ve onları öldürül ve aslında Tanjironun küpesi yıllar önce bir iblis keser onu kesti ama yine yaşadı için muzan der ki Tanjironun kellesini ister diğer iblislere ve sonra doktor tamayo gelir o iblisi ileştirilken nezuko yani kız kardeşi aslında insan olma şansı var ama onun kanı ve diğer iblislerin kanına bakması lazım der ama sonra o diğer iblisler ile savaşır