George silkinip kendine geldi.Korkusu geçmişti;insan uyandığında,gece gördüğü kabusun etkisinden nasıl kurtulursa,o da korkusunun pençelerinden öyle kurtulmuştu.
Babasının, oturma odası, annesininse salon dediği yerden, piyanonun sesi gelmeye devam ediyordu. Başka bir dünyadan, çok uzaklardan gelen bir müzik gibiydi. Boğulmak üzere olan yorgun birinin,hayatta kalma mücadelesi verirken, kumsala toplanmış eğlenen bir
kalabalığın gürültülerini dinlemesi gibi...
Ama Bodrum'a inme fikri hiç rahatlatıcı değildi.Ufaklık,bodrumu sevmiyordu.Bodrum merdivenlerinden aşağı inmekten hoşlanmıyordu.Orada karanlıkta saklanan birşeyler olduğunu hayal ediyordu.(Karanlıktan korkan insanlar karanlığın kendisinden değil içindekilerden korkuyor. -bana göre-)