Bolahenk, bir alıntı ekledi.
16 dk. · Kitabı okuyor

Herhangi bir şeyi anlamanın keskin imkansızlığına takılıp kalarak o kadar çok vakit harcamıştı ki.

Görünür Karanlık, William Golding (Sayfa 67 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Görünür Karanlık, William Golding (Sayfa 67 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)
Didem..., bir alıntı ekledi.
24 dk. · Kitabı okuyor

Herkes gün ışığına ulaşabilmek için karanlık geceyi yaşamak zorundadır.

Cesaret, Osho (Sayfa 29 - Ganj Yayınları)Cesaret, Osho (Sayfa 29 - Ganj Yayınları)
Recep Bulut, bir alıntı ekledi.
1 saat önce

Mesela herhangi bir gün müthiş bir iç sıkıntısı seni boğar. Hayat sana karanlık, manasız gelir. İnsan, biraz evvel senin zırvaladığın gibi felsefeler yapmaya başlar. Hatta yavaş yavaş onu da yapamaz ve canı ağzını açmayı bile istemez. Hiçbir insanın, hiçbir eğlencenin seni canlandıramayacağını sanırsın. Hava sıkıcı ve manasızdır. Ya fazla sıcak, ya fazla soğuk, ya fazla yağmurludur. Gelip geçenler suratına salak salak bakarlar ve on para etmez işlerin peşinde, bir tutam otun arkasından koşan keçiler gibi dilleri bir karış dışarı fırlayarak dolaşırlar. Aklını başına derleyip bu pis ruh haletini tahlil etmek istersin. İnsan ruhunun çözülmez düğümleri bir muamma gibi önüne serilir. Kitaplarda okuduğun depresyon kelimesine bir cankurtaran simidi gibi sarılırsın. Çünkü nedense hepimizde, maddi olsun, manevi olsun, bütün dertlerimize bir isim takmak merakı vardır, bunu yapamazsak büsbütün çılgına döneriz. Mamafih insanlarda bu merak olmasa doktorlar açlıktan ölürlerdi. Bu depresyon kelimesine yapışıp iç sıkıntısının uçsuz bucaksız denizinde bocalarken karşına uzun zamandan beri görmediğin bir ahbap çıkar. Kılık kıyafetinin düzgünce olduğunu görür görmez derhal aklına kendi meteliksizliğin gelir ve gafil dostundan, talihin varsa bir iki lira borç alırsın… İşte ondan sonra mucize başlar. Şiddetli bir rüzgar ruhundan bir sis tabakasını sıyırıp götürmüş gibi içinin birdenbire aydınlandığını, bir hafiflik, bir genişlik duyduğunu görürsün. Eski sıkıntı pır deyip uçmuştur. Gözlerin etrafa memnuniyetle bakar ve sen de gevezelik edecek bir arkadaş aramaya başlarsın. İşte, iki gözüm, ciltlerle kitabın, saatlerce tefekkürün yapamadığı işi iki kirli kağıt başarır. Sen ruhumuzun bu kadar ucuz bir bedel mukabilinde takla atmasını haysiyetine yediremediğin için belki daha asil sebepler peşinde koşarsın, gökyüzünde birkaç yüz metre daha yükselen bir bulut, yahut ensene doğru esen serince bir rüzgar, yahut o esnada aklına gelen zekice bir fikir, sana bu değişmenin sebebi gibi görünmek ister. Fakat söz aramızda, iş bunun tamamıyla aksinedir, cebimize giren iki lira sayesindedir ki havanın biraz açıldığını görmek, rüzgarın serinliğini hissetmek, hatta akıllıca şeyler düşünmek mümkün olmuştur… Kalk, iki gözüm, iskeleye geldik.

İçimizdeki Şeytan, Sabahattin Aliİçimizdeki Şeytan, Sabahattin Ali
ESRA KISA, bir alıntı ekledi.
3 saat önce

Erika Ewald'ın Aşkı
Bazı boş, değersiz saatler vardır ki , kaderi içinde saklar. Bunlar , gittikçe yaklaşan karanlık ve aldırışsız bulutlar gibi yükselip sonra yine kaybolur ama inatçı olmayı sürdürürler. Ve yükselen kara bur duman gibi dağılır , gittikçe uzaklaşır ve genişlerler; ta ki sonunda donuk, sıkıntılı grilikleriyle hayatın üzerinde hiç hareketsiz asılı kalana dek. Adeta önüne geçilemez şekilde, hırsla ana yapışan ve ara sıra tehditkar yumruğunu havaya kaldıran bir gölge gibi...

Stefan Zweig Seçme Eserleri, Stefan Zweig (Sayfa 299 - Yakamoz Yayınları)Stefan Zweig Seçme Eserleri, Stefan Zweig (Sayfa 299 - Yakamoz Yayınları)
Seda, bir alıntı ekledi.
3 saat önce

Eşitlik için diretirken üstünlük peşine düşüyorsun.

Mavi Karanlık, Vedat Türkali (Sayfa 179 - Everest Yayınları)Mavi Karanlık, Vedat Türkali (Sayfa 179 - Everest Yayınları)
Nurhan Işkın, Kukla'yı inceledi.
10 saat önce · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 9/10 puan

Kara mizah dolu bir ilk roman. Yazar Daniel Cole alışılmışın dışına çıkarak yazdığı bu sıradışı romanında son sayfasına kadar temposunu koruyor...

Karakterler iyi analiz edilmiş. Kurgu ise son sayfasına kadar gizemini koruyor. Ara ara şüpheliler hakkında çelişkiye yer verilsede sonu tahmin edilebilirliğin dışında...

Kitabın konusu ilk sayfadan okuru içine alıyor. İngiltere'de süren bir davanın, adliyedeki jüri üyelerinin suçsuz bulduğu bir mahkuma, davranılmayacak şekilde tepki veren Dedektif William Fawkes'in bu olaydan sonra, etkisini yıllar sonra tekrar deneyimlemek ve yüzleşmek zorunda kalacağını tahmin ederek ekibi ile çalışmalarını sürdürmektedir...

Dedektif William yani Wolf bulunan bir ceset ile geçmişinin karanlık mahzenlerinde tekrar koşmak zorunda olduğunun farkındadır. Basının "Kukla" adını taktığı ceset işlenen tüm cinayetlerden farklı bir türe sahiptir. Bu cesette altı kurbanın farklı uzuvları birleştirilip, dedektifleri çok zor bir sürecin içine çekmektedir. Dedektif Wolf ve ekibinin bulunan cesetteki parçaların kimlere ait olduğunu araştırmaya başlamalarının ardından, katilin yolladığı listede Dedektif Wolf'un adını görmeleri ile araştırmalarına hız vererek katile biran önce ulaşmak için tüm güçlerini kullanmaya başlarlar...

Dedektif Wolf'un eski eşi Andrea ise bu olayları taşımaması gerek bir noktaya taşımakta geç kalmaz. Hırsları ve hedeflerine ulaşmak için önüne çıkacak engelleri aşmak için tüm olanaklarını kullanmaktan geri kalmamaya azimlidir...

Katil ise tüm dedektiflerden bir adım öndedir. Zekasını kullanarak yapacağı eylemleri tarihi ile dedektiflere bildirmiş olsa da onları her seferinde gafil avlamayı başarır...

Dedektif Wolf ise ekibine yeni katılan çaylak Edmunds'un bulduğu ip uçları ile karanlık yollarda yürümesine hız vermeye başlar...

Heyecanın düşmediği gerilim dolu bu eseri, polisiye seven herkese tavsiye ederim...

Murat Ç, bir alıntı ekledi.
10 saat önce · Kitabı okuyor · Beğendi

"(Tanrılar) Cüceleri ve Trolleri, Elfleri ve Karanlık Elfleri yaratmışlardı. Kendi zevkleri ve de eğlenceleri için kullanmak üzere neredeyse tesadüf eseri insanoğlunu da yaratmaları, işte tam bu döneme rastlar."

Ragnarök, A. S. Byatt (Sayfa 33 - İthaki)Ragnarök, A. S. Byatt (Sayfa 33 - İthaki)

"Yaşamak, karanlık geceye rağmen buğulanmış pencere camına güneşi çizebilmektir."

Büşra yıldırım, bir alıntı ekledi.
11 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

"Bu karanlık ve sıkıntılı manzara ne kadar güzeldi! İçime çektiğim bu ıslak hava ne kadar tazeydi! Yaşamak, tabiatın en küçük kımıldanışlarını sezerek, hayatın sarsılmaz bir mantık ile akıp gidişini seyrederek yaşamak; herkesten daha çok daha kuvvetli yaşadığını, bir ana bir ömür kadar çok hayat doldurduğunu bilerek yaşamak... ve bilhassa bütün bunları anlatacak bir insanın mevcut olduğunu düşünerek, onu bekleyerek yaşamak..."

Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali (Sayfa 89 - Yapı Kredi Yayınları 21. Baskı)Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali (Sayfa 89 - Yapı Kredi Yayınları 21. Baskı)

Gece,,Gündüz.. Nerede başlıyor ? Nerede bitiyor ? Bilinmez.

Kitapta geçen olayları bir yere bağdaştırmakla bir yere varamayacağınız olaylar, eylemler içerisinde geçiyor. Sizlere bir takım anlamlar katıyor fakat sonunu bir yere gelmiyor. Mesela, evden çıkıp gideceğiniz bir yeri bilirsiniz, ve sizi orada ne bekliyor onu da bilirsiniz. Burada böyle bir durum pek söz konusu değil, ve ilgiliyi çeken durumda da tam bu.

-Kızıl bir şafak, ne geceye karanlık nede gündüze aydınlık olabiliyorum. Denize vuran gün doğumu arasında kalan ince çizgide kalıveriyorum, kızıllığımla!

Keyifli okumalar.