Karanlık Bir Dünyada Bilimin Mum IşığıCarl Sagan

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.579
Gösterim
Adı:
Karanlık Bir Dünyada Bilimin Mum Işığı
Baskı tarihi:
Kasım 2010
Sayfa sayısı:
472
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754031263
Orijinal adı:
The Demon-Haunted World: Science as a Candle in the Dark
Çeviri:
Miyase Göktepeli
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tübitak Yayınları
Pek az sayıda bilim adamı, bilimin merak, heyecan ve çoşkusunu geniş kitleleri aktarmada Carl Sagan kadar başarılı olabilmiştir. Pulitzer Ödülü'ne sahip Sagan'ın milyonların düş gücünü yakalamaya ve zor kavramları anlaşılır bir biçimde aktarabilme yetisi okurlar açısından gerçek bir kazanımdır. Akıldışılığın ve batıl inançların egemen olacağı yeni bir Karanlık Çağ'ın eşiğinde olup olmadığımız sorusu Karanlık Bir Dünyada Bilimin Mum Işığı'nın çıkış noktası. Kitapta bir yandan bilimsel çalışmalara neden kara çalındığı sorgulanırken, bir yandan da uzaylılarca kaçırılma, "bağlantı kurma" ve şifacılık gibi konuların iç yüzü gözler önüne seriliyor. Karanlık Bir Dünyada Bilimin Mum Işığı, Sagan'ın bilimle bir ömür süren gönül ilişkisinin bir bildirgesi sayılabilir.
Yazar geçmişten günümüze dünyanın geçirdiği karanlık süreçler ve bilimin bu karanlığı kendi mum ışığıyla aydınlatma çabasını yerinde örneklerle anlatıyor.
Bilimin dünyayı daha fazla aydınlığa nasıl kavuşturabileceği ile ilgili görüşlerini ve eleştirilerini de paylaşıyor.

Carl Sagan sevdiğim bir bilim insanı-yazar.
Bunun nedeni objektif ve tutarlı yaklaşımları, ön yargılı olmaması, tepeden bakan, kibirli bir tavra sahip olmaması ve tarafsız bir tutumla gerçeği aramadaki samimiyetidir.

Bu kitabında ele aldığı konular, uzaylılardan dinlere, melek ve iblislerden modern bilimin temel ilkelerine, oradan eğitim sistemindeki sorunlara kadar uzanıyor.
Carl Sagan diyor ki; "Birine aşık olduğunuzda, tüm dünyaya duyurmak istersiniz. Bu kitap, bilim ile bir ömür sürmüş gönül ilişkimi yansıtan kişisel bir bildirge."
Evet ne var ne yok aklında hepsini anlatmış. Ne de iyi etmiş. O anlattıkça bilimin mantığı, gerekliliğini daha iyi anlıyorsunuz.
Sade bilimle de yetinmemiş, tarihsel bilgiler, yapılan haksızlıklar, psikoloji, tıp, astronomi... aklınıza ne gelirse anlatmış. İçini dökmüş herşeyiyle.
Carl Sagan sanki amfi de ders veriyor. Girin dersine derim.
  • Dönüşüm
    8.2/10 (7.360 Oy)7.692 beğeni24.159 okunma518 alıntı119.077 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (7.840 Oy)7.815 beğeni20.819 okunma1.091 alıntı97.155 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (6.734 Oy)7.613 beğeni22.369 okunma1.251 alıntı95.221 gösterim
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (13.259 Oy)16.489 beğeni36.861 okunma1.669 alıntı155.189 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (5.132 Oy)5.388 beğeni14.012 okunma1.607 alıntı72.857 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (9.419 Oy)11.808 beğeni29.687 okunma2.150 alıntı125.181 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (6.367 Oy)6.852 beğeni18.947 okunma513 alıntı73.500 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (5.808 Oy)6.995 beğeni18.922 okunma2.380 alıntı111.315 gösterim
  • Hayvanlardan Tanrılara: Sapiens
    8.8/10 (1.640 Oy)1.712 beğeni3.365 okunma1.300 alıntı29.008 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (4.915 Oy)5.065 beğeni17.058 okunma580 alıntı84.302 gösterim
'Hoş sohbet, zeki ve meraklı Bay Buckley, modern bilim hakkında hiçbir şey duymamıştı. Evrenin harikalarına doğal bir ilgisi vardı. Bilimsel bilgi edinmeyi istemişti. Ama ona ulaşmadan önce, bilim şöyle bir süzgeçten geçiriliyordu. Kültürel motiflerimiz, eğitim sistemimiz, iletişim medyamız bu hale getirmişti onu. Toplumda kabul gören savlar, sahte ve yanıltıcı olanlardı. Buckley'e gerçek bilimi ucuz ve taklitlerinden ayırt etme yöntemi hiç öğretilmemişti. Bilimin nasıl işlediğinden tümüyle habersizdi.
'Dünyada bilim adamlarının kabaca yarısı, en azından yarı zamanlı olarak, askeri güçler için çalışıyor.'
tespiptinde bulunuyor Carl Sagan. Hemen ardından bir gerçeği daha dillendiriyor;
'Tıp ve tarım alanında ki gelişmeler, tarihte adı geçen tüm savaşlarda yitirilenden çok daha fazla sayıda insanın yaşamını kurtardı.'
ve sonuç;
'Bilimi iki yanı keskin bir kılıç gibi düşünmek gerekli.'
Sagan müthiş tespitlerine devam ediyor;
'Dünya' ya yeni inmiş ve çocuklarımıza televizyon, radyo, sinema, gazete, dergi, çizgi roman ve kitap yoluyla neler sunduğumuzu araştırmaya girişmiş bir uzaylı, onlara cinayet, tecavüz, acımasızlık, batıl inanış, budalalık ve tüketim öğretme kararı aldığımızı düşünecektir. Doğrusu bu çabayı gerçekten gösteriyor, büyük ölçüde de başarılı oluyoruz. Çocuklara bilimsel düşünce ve umut aşılamaya çalışsaydık nasıl bir toplum olurduk?'
Şöyle bir düşünecek olursak Carl Sagan' ın kitabının adını belirlerken hiç de aşırıya kaçmadığını farkedeceğiz. Atlantis, Koca ayak, dünyanın etrafında sivrisinek gibi dolaşıp duran Uzaylılar, Cadılar, İfritler, Bermuda Şeytan Üçgeni, günlük basın ve medyayla servis edilen Sahte Bilim, Hayaletler, Fal, Astroloji ve tüm bu saçmalıkların karşısında Bilim.
Okudukça cahilliğimizi keşfedeceğimiz bir eser.
Kitabı yarım bırakma nedenim kindle'daki pdf halinin çok kötü olması. 14. bölüme kadar çok fazla hatası olsa da bir şekilde anlıyordum. Ama bir yerde 3 kelimeyi karıştırıp çorba haline geldiğini gördüğüm zaman pes ettim. bölüm 13'e kadar daha çok yaşadığı yere göre gözlemleri olduğu için biraz sıkılabilirsiniz. Bu kısma kadar insanların kolay inanır olması, hurafelere karşı ilgi ve isteği, bazı terapistlerin sahtekarlıkları gibi bilime değil insanlara inanmaya yönelik yapımızı gözler önüne sermiş kitap. Bence herkesin bir kez okuması gereken kitaplardan biri daha yarısını okumadığım haldeki görüşüm.
Üst düzey yalan atma kabiliyeti olan varlıkların yalanlarıyla boğuşmuş bu, çok sevip saygı duyduğum bilim insanı..Haberlere konu olmuş bir çok hurafeyi, ister uzaylılar ister dinler veya din yardımı alarak sömüren insanlardan bahsetmiş yazar sonra tarafsız bir şekilde yorumlamış,doğruyu aktarmak için elinden geleni yapmış.Her ne kadar tarafsız olmaya çalışsakta insan olduğunu bildiğimden,inançsızlığının göstergelerine rastladım.Melek,şeytan,büyücü gibi sanıları ele almış tabii sanı demem yazarın bakış açısından..Ben sorgulamasına bayılıyorum inandığı şeye değil..İnanacak bir şey elde etmek için de sorgulamak gerekir ya da bilinçli inanmak için..Amerikanın gençlerinin ne kadar kötü olduğunda bahsetmiş, japonya'nın iki kat daha fazla bilim insanı yetiştirdiğinden...Azıcık bir araştırmayla da gücün Asya kıtasına kaydığını fark edebilirsiniz..Geçmişte cadı suçlamasının kisvesi altında asılan masum insanlardan bahsetmiş.Günümüze kadar falcı ve fal oklarının gittikçe artış göstermesini göz önüne sunmuş, neden bunlara ilgi duyduğumuzdan bahsetmiş.Bilimin bunlardan daha az ilgi duyulduğundan falan..İnançlarımız bunu yasakladığı halde neden fal ve büyücülere gideriz bunu da anlamak büyük güç..Bu kadar mı geleceğimizi merak ediyoruz ? Yazar bunu merak ediyorsanız bilim insanına gitmeniz gerektiğinden bahsetmiş, medyumlara değil!.Uzaylılar tarafından kaçırılan insanlardan bahsetmiş, nasıl öyle sandıklarını da beynin bizi aldatmacalarından falan..Marsta bulunan piramitler ve aydaki uzaylı üssü gibi çıkan haberleri değerlendiriyor bizzat.Nasıl kandırıldığımızı ve doğa üstü varlıklara olduğundan daha fazla ilgi duyduğumuzu harika bir şekilde ele almış, bu ilgi inanmamızı kolaylaştırdığından bahsediliyor.Bazen aynı yerleri okuyormuşum gibi hissettim çok fazla detaya giriyor ve bu da konunun başını tekrar ele almasına sebep oluyordu.Bu tarz konulardan ve bilimden hoşlanmayanlar öyle böyle değil aşırı sıkılacaklarından eminim...Verdiğim puandan anlaşılacağı gibi iyi bir araştırma ve bilgi ışığında ortaya çıkmış bir eser olduğu kesin.Benim en çok ilgimi çeken mısır tarlalarından çıkan uzaylıların yaptığı sanılan mühendislik harikası desenlerin nasıl oluştuğu, yazar şöyle olabilir veya şu fikirler ortaya atıldı gibi tüm bilgileri göz önüne sunup sonra sebebini açıklıyor.İlk uzaylı ve uzay gemisinin nereden türediğinden ve bir çok sanıdan..
Carl Sagan bu çalışması ile ciddi edebi değeri olan bir kitap ortaya koymuş. Kitap çoğu zaman heyecanla insanı sürükleyen bir yapıya sahip. Konuları işlerken bölüm bölüm işleyip bu bölümleri yeri gelince birbirine bağlaması kitabı bir bütün olarak çok güzel muhafaza etmiş. Bilmediğim bir çok yeni şeyi de bu kitap sayesinde öğrendim. Ayrıca Sagan kitapta bahsettiği bilgilerin kaynaklarını da ayrıntılı vererek teorilerin hak sahipleri hakkında da bilgi veriyor.

Şimdi kitaba verdiğim puan ile alakalı spoiler içerebilecek bilgi vereceğim.
Kitapta C. Sagan, uzaylılar konusunu işlerken bazen çok canım sıkıldı, "niye bu kadar uzun uzadıya uzaylı gören insanlardan bahsediyor" dedim ve şu konu bitse diye içim içimi yedi. Fakat daha sonraki bölümde uzaylı konusunu cadılar konusuna bağlayınca Sagan'ın o konuyu neden bu kadar uzatmış olduğuna anlam verdim.

Kitaptan puan kırmamın başlıca nedeni C. Sagan'ın birçok defa "Bilim ile demokrasi aynı kökendendir" demesi oldu. Sagan bunu derken hipotezine destek çıkacak elle tutulur hiçbir delil ortaya koymadı. Kitap boyunca bunu açıklamasını bekledim ama çok çok zayıf analojiler ile geçiştirir gibi yaptı. Bu sebeple kitaba verdiğim puan bir derece düştü.
Bilim ve bilimsel akıl temel alarak yazılmış son derece başarılı bir eser, kitapta bir hayli hurafe ve aldatmacaları bilimin ışığında açığa çıkartan Sagan, değerli kitabında okuyucusuna bilimsel ve eleştirel düşünceyi aşılıyor ve skeptisizme yönlendiriyor.
Kitap,yazarın hayatnda çokça önem verdiği bilimin yaygınlaşması,sevdirilmesi ve bunun nasıl bir şekilde yapılacağınadan,bolca örneklerdirme yaparak, bahsediyor.
Kitabın başlangıcında açıkçası sıkılmama neden olan ama bu sıkılmanın sonunda güzel bir sonuca varmasıyla beni mutlu eden bir kitaptı.Kitap,birçok farklı görünen bölümden oluşmasına rağmen, bu bölümler aralarında bağa sahip,bu yüzden sıkılsanızda,bitirmenizi tavsiye ederim.Yazar,hem kendi ülkesindeki hem de farklı ülkelerde cereyan eden olayları şahsen birçok açıdan doğru bir eleştiler ile kitaba özgün bir hava katmış.Ve sadece bilim hakkında değil insanın dünyadaki görevinden,öğretmedeki yanlışlıklar ve doğru yöntemden bahsediyor.İki yıldızı vermeme sebebim,bazı çıkarımlarda,dinimizi göz önünde bulundurmadığını düşünmemden kaynaklanıyor.Ama bunlar yanlışlıklar kitabı okumaya engel olmadığını düşünüyorum.
Carl Sagan imzalı, eleştirel düşünme ve kuşkuculugun önemini bilim tarihi, siyasal tarih, bilim ve hatta politika üzerinden anlatan, içinde enfes örnekler barındıran bir kitap. Zaten ismi kitap içeriğini mükemmel şekilde özetliyor.
Günümüzde toplumun benimsediği "cehalet erdemdir" anlayışının ne kadar yanlış olduğunu ve şüpheci, eleştirel düşünceye sahip bireylerden oluşan bir toplumun bilimle bir araya geldiğinde gerçek anlamda medeni olabileceğimiz vurgulanıyor. Skolastik düşüncenin günümüzde bile var olduğu dünyanın zenginliklerinin savaşa harcandığı bir çağda bizi bir tek akıl kurtarabilir.
Bu kitabı sizlere tanıtmak için neresinden başlasam bilmiyorum:) Aslında kitabın ismi içerik hakkında güçlü bir mesaj veriyor. Ancak, okurların çoğu bilimsel içerikli kitap dendiğinde okuma önceliğini başka kitaplara verir:) Carl Sagan, bilimi sokakta gezen insanın dahi anlayabileceği şekilde anlatan, bilimi yaşamın her alanında tanımlayan (din, siyaset, hurafeler, UFO kandırmacaları vb.), bu yönüyle de bilinçli ve keşif duygusu yüksek her okurun mutlaka okuması gereken bir kitapla karşı karşıyayız. Bazı okurlar, büyük ızdırap çekerek okudukları kitapları, başkaları da aynı ızdırabı deneyimlesinler düşüncesiyle mutlaka okunmalı notuyla kitap incelemelerini sonlandırırlar:) Açık söylemek isterim ki niyeti o değil. Çünkü; "kuşkuculuk bilimin dinidir" benzeri bir çok yararlı önermeyle tanışmak isteyebileceğinizi düşünüyorum. özellikle avrupa'da 13-18. yy arasında yaygın olan ve günümüzde de farklı versiyonlarına dünyanın bir çok ülkesinde rastladığımız, "cadı avları" bölümü çok çarpıcı idi. Kitabın, cadı avı karşıtı cizvit papazı Friedrick Von Spee'nin, 412-416 sayfalarda yer verilen cadılıkla suçlanan kişilere yapılan insanlık dışı muamele ve itiraf süreçlerini anlatan açıklamaları, çağdaş batının bilinçalında ne büyük travmaların yattığını göstermesi açısından çok çarpıcı. Ayrıca, yazarın etkili saptamalarında kendi gerçekliğimizden de çok şeyler bulacağımızdan kuşku duymuyorum. İşte bir örnek: "Tarihin en acı derslerinden biri şudur; yeterince uzun zamandır aldatılmışsak, aldatmacayı ortaya koyan her türlü kanıtı redederiz. Gerçeği bulmakla ilgilenmeyiz artık. Aldatmaca bizi kafeslemiştir. Tuzağa düştüğümüzü kendimize bile itiraf etmek, son derece acı vericidir çünkü. Bir kez şarlatana iplerinizi verdiniz mi, bir daha hiç bir zaman geri alamazsınız. Böylece, yenileri çıkagelene kadar eski aldatmacalar sürer gider." Bu kitabı okumanız için fazla söze gerek var mı?
Bilimden uzak yeni bir ortaçağ karanlığına mi sürükleniyoruz? Kitabın temel konusu bu ve bilimin gerçeğe ulaşma yolundaki önemi. Okumak gerekiyor, okuyalım ki yeni bir hurafeler dünyasına girmemek için bilinclenelim.
Gerçek şu ki Tanrı, İsa ve Muhammed adına yobazlarca işlenen suçun ve çocuk tacizinin oranı, Şeytan adına işlenen suçları defalarca kez aşıyor.
Sadece toplum, kadınları bilime girmekten alıkoyuyor, sonra da neden ve sonucu karıştırarak bunun için onları suçluyordu:
 
Gökbilimci mi olmak istiyorsunuz, genç bayan? Üzgünüm. Neden olamazsınız? Çünkü uygun değilsiniz.
 
Uygun olmadığınızı nereden biliyoruz? Çünkü kadınlar hiçbir zaman gökbilimci olmadı.
Birçok alanda bilgisiz olduğumuzu kabullenmektense evrenin anlaşılamayacak denli kutsal yapıda olduğu gibi ifadelere başvuruyoruz. Anlamadığımız kavramlardan sorumlu tutmak üzere bir Bilinmezler Tanrısı buluyoruz...
Tütün yüzünden ölen insanların sayısı 2. Dünya Savaşı kurbanlarından daha fazla. Dünya Sağlık Örgütü'ne göre, her yıl dünya çapında üç milyon insan sigara kullanımı nedeniyle ölüyor. Sigara kullanımını gelişmekte olan dünyada genç kadınlar için modern ve moda bir davranış olarak tasvir eden kapsamlı reklam kampanyası da nedenlerden biri olmak üzere, 2020 yılında bu oranın yıllık on milyon ölüm vakasına yükseleceği tahmin ediliyor.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Karanlık Bir Dünyada Bilimin Mum Işığı
Baskı tarihi:
Kasım 2010
Sayfa sayısı:
472
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754031263
Orijinal adı:
The Demon-Haunted World: Science as a Candle in the Dark
Çeviri:
Miyase Göktepeli
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tübitak Yayınları
Pek az sayıda bilim adamı, bilimin merak, heyecan ve çoşkusunu geniş kitleleri aktarmada Carl Sagan kadar başarılı olabilmiştir. Pulitzer Ödülü'ne sahip Sagan'ın milyonların düş gücünü yakalamaya ve zor kavramları anlaşılır bir biçimde aktarabilme yetisi okurlar açısından gerçek bir kazanımdır. Akıldışılığın ve batıl inançların egemen olacağı yeni bir Karanlık Çağ'ın eşiğinde olup olmadığımız sorusu Karanlık Bir Dünyada Bilimin Mum Işığı'nın çıkış noktası. Kitapta bir yandan bilimsel çalışmalara neden kara çalındığı sorgulanırken, bir yandan da uzaylılarca kaçırılma, "bağlantı kurma" ve şifacılık gibi konuların iç yüzü gözler önüne seriliyor. Karanlık Bir Dünyada Bilimin Mum Işığı, Sagan'ın bilimle bir ömür süren gönül ilişkisinin bir bildirgesi sayılabilir.

Kitabı okuyanlar 107 okur

  • Dsvrl
  • İlkay Şal
  • kairoskuro
  • Emir
  • Emin Mumcuoğlu
  • Hasan Nadir Rana
  • daral_1988
  • Furkan Bural
  • Rainbow 2071
  • Kış Güneşi

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.5
14-17 Yaş
%6.8
18-24 Yaş
%15.9
25-34 Yaş
%29.5
35-44 Yaş
%31.8
45-54 Yaş
%11.4
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%30.5
Erkek
%69.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%38.2 (21)
9
%16.4 (9)
8
%29.1 (16)
7
%16.4 (9)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları