Atatürk Bir Milletin Yeniden Doğuşu

8,7/10  (30 Oy) · 
88 okunma  · 
34 beğeni  · 
1.796 gösterim
"Bu kitap çağdaş Türkiye'yi yaratan ve tarihin akışını değiştiren büyük önder hakkındaki birçok bilgi eksiğini giderecek bir araştırma ürünüdür.
"İşte, şimdiye kadar yayınlanmış en kapsamlı 'Atatürk' incelemesi...'Atatürk büyüleyici ve gizemli bir kişilik olarak belleklerde kalıyor."
-The Times-
"Son zamanlarda yayınlanmış yaşam öykülerinden pek azı Lord Kinross'un 'Atatürk'ü kadar başarılıdır. Bu yapıt şan ve şerefin insan biçimine girmiş unutulmaz anıtıdır."
-Sunday Telegraph-
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Aralık 1994
  • Sayfa Sayısı:
    592
  • ISBN:
    9789754050356
  • Orijinal Adı:
    The Rebirth Of A Nation
  • Çeviri:
    Necdet Sander
  • Yayınevi:
    Altın Kitaplar
  • Kitabın Türü:
nejla güldalı 
 10 Oca 22:39 · Kitabı okudu · 13 günde · Puan vermedi

Bu kitapla öğrendiğim, gerçek tarihimizi çok iyi bilmediğim oldu. Atatürk’e olan hayranlığım bir kez daha arttı. O benim gözümde zaten bir dehaydı ancak verdiği mücadeleyi bu kadar detaylı görmek gerçekten etkileyici idi. Böyle bir dehanın bize nasip olması gerçekten büyük şans. Her insan gibi onun da zaafları zayıf yönleri olması onun dehasından hiçbir şey kaybettirmiyor.
Zülfü Livaneli’nin dediği gibi;" Mustafa Kemal ne Batı taklitçisidir ne de Doğu mistiği. O, Türkiye Cumhuriyeti'ni kendi toplumsal özü, yani Anadolu kültürü üzerinden inşa etmeye çalışmış bir devrimcidir." Bu kitapta bu devrimcinin canhıraş mücadelesini okudum.
Hasta yatağında bile ülke menfaatlerini düşünmüş kaç lider gelmiştir dünyaya?

mustafa tamer akder 
31 May 2015 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Zihin yapısıyla , düşünce şekliyle cağından üstün ve cevresinden çok üstün yalnız bir adam. Ne Atatürk değince put gibi tapan , adını olur olmadık yerde kullanıp sadece şekil olarak yaşatmaya , adından bir koyunun etinden , sütünden ve derisinde yararlanır gibi belirli zümrelere kısıtlayıp ; kokoşların , kaypakların , kendi çıkarlarına göre hareket edenlerin , Atatürk'ü belirli kalıplar halinde öğrenen melek gibi gösterilmeye çalışılan bir adam ne de dedelerinin milleti kandıran sisteme çomak sokan , cahillikleriyle emperyalizm'e köle olmuş arap toplumundan biri olmamazı engellediği için kendine yediremeyen yobazların , uzun süre boyunca kadınların değersiz bir eşya gözüyle , cinsellik objesi olarak bakan cahillerin kadınları birey olarak erkeklerin seviyesine çıkaran buna bozulan ben merkezçillerin ve çocuğunun imam olsun hayaliyle yaşayan bir kadının Atatürk'e laf atmak için kendine savunamayacak bir kadının namusuna laf atabilecek kadar alçalan insanların şeytan gibi gösterilmeye çalışan insandı. Atatürk hayatında tecrübelerle şüpheler içerisinde yaşayan , kendi zekasına yakın insanların olmasından dolayı kendi hatalarını fark edemeyen , egosunu başarılarından ve zekasından dolayı çok yüksek , kadınlara bakışını doğu kültürünü etkisinden kurtaramamış , ülkesini canından çok seven (Son bölümlerle çok daha iyi anlayacaksınız bu sözümü.) , okuduğu 3997(üç bin dokuz yüz doksan yedi) kitapları kendi zihniyle şekillendirip sentezleyebilen ve en önemlisi yalnız bir insandı. Bu kitapta rasyonel bir şekilde yazıldığını ve 5 yıllık bir araştırmanın sonucunda çıktığını ön kısımdaki teşekkürlerden ve arka kısımdaki kaynakçadan çok rahat anlayabilirsiniz.

FİLOZOFUN GİZLİ BAHÇESİ 
13 Haz 12:26 · Kitabı okudu · 113 günde · Beğendi · 10/10 puan

Atatürk'ü çok güzel anlatmış. Aslında bu Türkiye'de iki savaşçı Atatürk var diyor. Biri ordusu ile halkı ile KUVA-I MİLLİYESİ İLE olan yedi düvele hep birlikte haddini bildiren bir Atatürk var . Diğer 2. ATATÜRK ise ülkesini temizledikten sonra çıkan 2 ATATÜRK ise bu tek olandır . Halkını tek başına giyimi ile konuşması ile kültürüyle halkını eğitmesi dogma fikirlerden uzaklaştırması sanata ,edebiyata, tiyatroya halkına yön vermesi okumaya ön planda tutması kısacası halkın batılı olması için modern olması için onun değimiyle istikbal göklerdedir. Diyen bir Mustafa Kemal ATATÜRK'ü anlatmış .Çokta güzel anlatmış okumanızı dilerim.

Ayşen 
18 Ağu 13:49 · Kitabı okuyor · Puan vermedi

Kitabı çok büyük bir sabır ve sukünetle okuyorum.
140. sayfaya geldim ama ciddi anlamda gerildim.
Her üç sayfada bir yinelenen Atatürk'ün kadınlara, içkiye ve sosyete hayatına olan merakı. Ortamlarda ki kaba tavırları, sessiz dik bakışları, fikirlerini karşısındakine zorla kabul ettirme çabası gibi cümleler kabul edebileceğim şeyler değil. Hatta Sofya elçiliğinin anlatıldığı bir bölümde şöyle bir cümle var: "Sofya'da sevişmekten, gülüp oynamaktan başka yapacak işler de vardı." keza böyle bile olsa ben bu cümlenin objektifliğine ve gerçeği yansıtma amacıyla yazıldığına inanmıyorum. ve ben bir yurtsever olarak bir Atatürkçü olarak böyle bir bilgiyi bilmek istemiyorum.
Atatürk'ün saygınlığına bir hakaret gibi görüyorum.
Atatürk'ün dehasını konuşturduğu savaşlar o kadar yüzeysel ki neredeyse konu edilmeyecekmiş. Askerlik dehasının ya da yeteneklerinin geçtiği bölümlerde ve satırlarda da sürekli bir Enver Paşaya kıskançlığı vurgulanmış.
Kitapları yarım bırakmak kesinlikle alışkanlığım olmadığı için bitireceğim ama kaynakça da yararlandığı eserleri ve kişileri görünce de hazmedemiyorum.
Kitap bitince daha uygun daha açıklayıcı bir inceleme yazıcam mutlaka.
Atatürk'te bir insandı mutlaka kendi özel hayatı vardı, kişisel zaafları, kıskançlıkları, huzursuzlukları mutlaka vardı. Bunlar yok, yalan uydurma demiyorum ama böyle gereksiz detay vermenin değil Türk milletine, Dünyaya mal olmuş bir insanı bu şekilde lansa etmenin mantığını anlamıyorum. Bizler birçok Atatürk kitabı bir çok Kurtuluş Dönemini anlatan kitaplar okumuş olabiliriz. Ama Atatürkle ilgili sadece bu kitabı okuyan diğer milletlerin üzerinde bırakacağı izlenimleri düşününüz.

Eren BİÇER 
13 Tem 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Bir yabancının gözünden Atatürk ve Milli Mücadele dönemi oldukça anlaşılır, hikaye tadında, belgelere dayandırılarak tasvir edilmiş. Murat Bardakçı'ya göre ısmarlama bir esermiş. Ne olursa olsun Atatürk'ü tanımak isteyen bir insanın mutlaka okuması gerekn bir eser.

Fırat Çağlar MANTAŞ 
15 Eki 2016 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Atatürk hakkında okuduğum kitapların en iyilerinden biri. çok emek verilmiş, detaylı bir araştırma yapılmış. yaklaşık yirmi sayfalık not çıkardım kitaptan. okudukça Ulu Önder'e olan hayranlığım daha da arttı. tekrar tekrar okumak gerekiyor.

Kader Babayiğit 
02 Mar 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Mustafa Kemal Atatürk'ü doğru anlatan bütün kitapların hayranıyım. Buda onlardan bir tanesi. Tarihe ışık tutmuş bu eser, kesinlikle okunması gereken baş yapıtlardan.

İnvictus 
 17 Mar 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Yazarın bazı noktalarda katılmadığım görüşleri ve yorumları olsada, Atatürk'ün hayatına subjektif olarak değil de objektif olarak değerlendirerek , yabancı bir gözle bakabilmek açısından okuduğum bir kitap.

murat arıtürk 
15 Haz 2016 · Kitabı okudu · 77 günde · Beğendi · 10/10 puan

Her Türk vatandaşının bu kitabı mutlaka okuması gerektiğini, Atatürk'ün bize bir armağan olduğunu idrak etmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Burak CAN 
08 Oca 2016 · Kitabı okumayı düşünüyor · Puan vermedi

Okumakta olduğum bir eser bittiğinde yorumumu tamamlayacağım.

Kitaptan 135 Alıntı

nejla güldalı 
10 Oca 11:58 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

İstanbul’a özel olarak kısa bir ziyaret yapan Yugoslavya Kralı Aleksandr, Gazi’ye, bir kahraman karşısında duyulan hayranlıkla bağlandı ve ileride bir savaş çıkacak olursa onun emirlerine bir er gibi boyun eğeceğini bildirdi. Birlikte yedikleri yemekten sonra Gazi’ye, aralarında dostluk kurmayı candan istediğini söyledi ve eğer bazı Avrupa devletlerinin sözüne kanmış olsaydı, Anadolu’ya Yunanlılar yerine Yugoslavların asker çıkarmış olacağını itiraf etti. Gazi, buna, “Geçmiş olsun, majeste,” dedi. “Yoksa Yunan ordusu yerine denize Yugoslav ordusu dökülecekti.”

Atatürk, Lord Kinross (Altın Kitaplar Yayınevi)Atatürk, Lord Kinross (Altın Kitaplar Yayınevi)
Nisa 
15 May 01:36 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Büyüklük, memleketin mutluluğu için ne gerektiğini kestirmek ve doğruca bu amaca doğru yürümekten başka bir şey değildir. -Mustafa Kemal Atatürk

Atatürk, Lord Kinross (Sayfa 63)Atatürk, Lord Kinross (Sayfa 63)

Bir Subayın Eğitimi, Ata'nın sanatsal kişiligi :))
"Bir ara M. Kemal, 'Fuat' dedi, 'eğer matematiğin üzerinde durduğum kadar şiir ve resim üzerinde de dursaydım, Harbiye'de, dört duvar arasında kapanıp kalmazdım. Mehtaplı gecelerde, okuldan kaçıp buraya gelir ve şiir yazardım. Sabahleyin ortalık aydınlanır aydınlanmaz da resim yapmaya başlardım."

Atatürk, Lord Kinross (Sayfa 32 - Altın Kitaplar Yayınevi 23. Baskı 2011)Atatürk, Lord Kinross (Sayfa 32 - Altın Kitaplar Yayınevi 23. Baskı 2011)

Sofya'da Görev
"...Köylü memleketin efendisi durumuna gelmedikçe, Türkiye'de gerçek bir ilerlemeden söz edilemez." Kafasında, ilerideki Kemalist slogan böyle filizlenmişti. "Köylü, memleketin efendisidir."

Atatürk, Lord Kinross (Sayfa 85 - Altın Kitaplar Yayınevi 2011 Basım)Atatürk, Lord Kinross (Sayfa 85 - Altın Kitaplar Yayınevi 2011 Basım)
mustafa tamer akder 
29 May 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Dine inandığını yine de söylüyordu, fakat akıl süzgecinden geçen bir inançla. Müslümanlık onun gözünde mantık, muhakeme, bilim ve bilgiyle uyumluluk içinde 'doğal bir din'di. 'Milletin kalbine yöneltilmiş zehirli bir hançer' olan yobazlığa bütün gücüyle karşıydı. Çağdaş bir görünüşün Müslümanlığa aykırı olduğunu ileri sürenleri azarlıyordu. Camilerde cuma günü verilen vaazların bilim kurallarına uygun olması gerekliydi; vaizler uygarlık dünyasının siyasi ve sosyal koşullarını yakından izlemek zorundaydılar. Bundan sonra vaazlar, halkın anlayabilmesi için, eski bir ölü dille değil, Türkçe olarak verilecekti.

Atatürk, Lord Kinross (Sayfa 451)Atatürk, Lord Kinross (Sayfa 451)

Bir Kurmay Subayın Olgunlaşması
"Mustafa Kemal, 'Büyüklük, memleketin mutluluğu için ne gerektiğini kestirmek ve doğruca bu amaca doğru yürümekten başka hiçbir şey değildir. Kendi kendinin büyük değil, küçük ve zayıf olduğuna ama hiçbir yerden yardım ummadan sonunda bütün engelleri aşacağına inanacak ve arkadan biri çıkıp da sana büyük adam derse gülüp geçeceksin.' Dedi.

Atatürk, Lord Kinross (Sayfa 63 - Altın Kitaplar Yayınevi 2011)Atatürk, Lord Kinross (Sayfa 63 - Altın Kitaplar Yayınevi 2011)
Nisa 
15 May 01:38 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Kendi kendinin büyük değil, küçük ve zayıf olduğuna, ama hiçbir yerden yardım ummadan sonunda bütün engelleri aşacağına inanacak ve arkadan biri çıkıp da sana büyük adam derse gülüp geçeceksin - Atatürk

Atatürk, Lord Kinross (Sayfa 63)Atatürk, Lord Kinross (Sayfa 63)
nejla güldalı 
29 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Mustafa Kemal, Türk ordusunun ülkeyi yalnızca düşmandan değil, aynı zamanda yobazlıktan ve düşünce üzerindeki baskılardan da kurtardığı zaman görevini başarmış sayılacağını anlattı. Türkiye’nin ana sorunu, Batı dünyasından geri kalmış olması ve Türkleri “muasır medeniyet seviyesine” ulaştırmak zorunluluğuydu.

Atatürk, Lord Kinross (Altın Kitaplar Yayınevi)Atatürk, Lord Kinross (Altın Kitaplar Yayınevi)
nejla güldalı 
06 Oca 12:26 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Mustafa Kemal Atatürk
“Zavallı annem vücudunu, bütün millet için amaç olan İzmir’in kutsal topraklarına
bırakmış bulunuyor. Burada yatan annem, zulmün, baskının ve bütün milleti felaket uçurumuna götüren keyfi bir yönetimin kurbanı olmuştur.
... Mütareke zamanında Anadolu’ya geçtiğim vakit, annemi ıstıraplı bir halde İstanbul’da bırakmak zorunda kalmıştım. Yanımda kendisinin beraberime verdiği biri vardı. Onu Erzurum’dan İstanbul’a gönderdiğim zaman, annem bu adamın yalnız olarak geldiğini öğrenince, benim için halife ve padişah tarafından verilmiş olan idam kararının yerine getirildiğini sanmış ve kendisine inme inmiş. Annem, üç buçuk yıl, bütün gece ve gündüzleri gözyaşları içinde geçirdi. Bu gözyaşları ona gözlerini kaybettirdi. En sonra pek yakın zamanlarda onu İstanbul’dan kurtarabildim, ona kavuşabildim ki, o artık manen ölmüş, yalnız maddeten yaşıyordu. Annemin kaybına şüphesiz çok üzülüyorum. Fakat bu üzüntümü gideren ve beni avutan bir nokta vardır ki, o da anamız vatanı mahveden, çökerten yönetimin artık bir daha geri gelmemek üzere yok edilmiş olmasıdır.
... Annemin mezarı önünde ve Tanrı’nın huzurunda ant içiyorum, milletin bu kadar kan
dökerek kazanmış olduğu egemenliğin korunması ve savunması için gerekirse annemin yanına gitmekten asla çekinmeyeceğim.”

Atatürk, Lord Kinross (Altın Kitaplar Yayınevi)Atatürk, Lord Kinross (Altın Kitaplar Yayınevi)
nejla güldalı 
03 Oca 14:32 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Padişah, Rauf Bey’e anlamlı anlamlı baktı ve biraz sertlikle, “Beyefendi, bizim millet koyun sürüsü gibidir,” dedi. “Başında bir çoban ister. İşte o çoban da benim.”

Atatürk, Lord Kinross (Altın Kitaplar Yayınevi)Atatürk, Lord Kinross (Altın Kitaplar Yayınevi)