Necdet Sander

Necdet Sander

Çevirmen
9.0/10
163 Kişi
·
403
Okunma
·
0
Beğeni
·
44
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
592 syf.
·Beğendi·10/10
Büyük Milletimiz ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk için ne diyebilirim bilemiyorum çünkü ben veya bir başkası ne derse desin hep eksik kalacak ...
592 syf.
·13 günde·Puan vermedi
Bu kitapla öğrendiğim, gerçek tarihimizi çok iyi bilmediğim oldu. Atatürk’e olan hayranlığım bir kez daha arttı. O benim gözümde zaten bir dehaydı ancak verdiği mücadeleyi bu kadar detaylı görmek gerçekten etkileyici idi. Böyle bir dehanın bize nasip olması gerçekten büyük şans. Her insan gibi onun da zaafları zayıf yönleri olması onun dehasından hiçbir şey kaybettirmiyor.
Zülfü Livaneli’nin dediği gibi;" Mustafa Kemal ne Batı taklitçisidir ne de Doğu mistiği. O, Türkiye Cumhuriyeti'ni kendi toplumsal özü, yani Anadolu kültürü üzerinden inşa etmeye çalışmış bir devrimcidir." Bu kitapta bu devrimcinin canhıraş mücadelesini okudum.
Hasta yatağında bile ülke menfaatlerini düşünmüş kaç lider gelmiştir dünyaya?
592 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
Dünyada kabul görmüş bir dehanın hayatı ve kurduğu cumhuriyetin tarihini sıkmadan yalın bir dille hemde bir yabancı yazarın kaleminden hemde en tarafsız en objektif olarak Atatürk tanımak okumak ve ögrenmek mükemmel bir duygu... Teşekkürler Lord Kinross ve de teşekkürler Atatürk...
592 syf.
·10/10
Zihin yapısıyla , düşünce şekliyle cağından üstün ve cevresinden çok üstün yalnız bir adam. Ne Atatürk değince put gibi tapan , adını olur olmadık yerde kullanıp sadece şekil olarak yaşatmaya , adından bir koyunun etinden , sütünden ve derisinde yararlanır gibi belirli zümrelere kısıtlayıp ; kokoşların , kaypakların , kendi çıkarlarına göre hareket edenlerin , Atatürk'ü belirli kalıplar halinde öğrenen melek gibi gösterilmeye çalışılan bir adam ne de dedelerinin milleti kandıran sisteme çomak sokan , cahillikleriyle emperyalizm'e köle olmuş arap toplumundan biri olmamazı engellediği için kendine yediremeyen yobazların , uzun süre boyunca kadınların değersiz bir eşya gözüyle , cinsellik objesi olarak bakan cahillerin kadınları birey olarak erkeklerin seviyesine çıkaran buna bozulan ben merkezçillerin ve çocuğunun imam olsun hayaliyle yaşayan bir kadının Atatürk'e laf atmak için kendine savunamayacak bir kadının namusuna laf atabilecek kadar alçalan insanların şeytan gibi gösterilmeye çalışan insandı. Atatürk hayatında tecrübelerle şüpheler içerisinde yaşayan , kendi zekasına yakın insanların olmasından dolayı kendi hatalarını fark edemeyen , egosunu başarılarından ve zekasından dolayı çok yüksek , kadınlara bakışını doğu kültürünü etkisinden kurtaramamış , ülkesini canından çok seven (Son bölümlerle çok daha iyi anlayacaksınız bu sözümü.) , okuduğu 3997(üç bin dokuz yüz doksan yedi) kitapları kendi zihniyle şekillendirip sentezleyebilen ve en önemlisi yalnız bir insandı. Bu kitapta rasyonel bir şekilde yazıldığını ve 5 yıllık bir araştırmanın sonucunda çıktığını ön kısımdaki teşekkürlerden ve arka kısımdaki kaynakçadan çok rahat anlayabilirsiniz.
592 syf.
·113 günde·Beğendi·10/10
Atatürk'ü çok güzel anlatmış. Aslında bu Türkiye'de iki savaşçı Atatürk var diyor. Biri ordusu ile halkı ile KUVA-I MİLLİYESİ İLE olan yedi düvele hep birlikte haddini bildiren bir Atatürk var . Diğer 2. ATATÜRK ise ülkesini temizledikten sonra çıkan 2 ATATÜRK ise bu tek olandır . Halkını tek başına giyimi ile konuşması ile kültürüyle halkını eğitmesi dogma fikirlerden uzaklaştırması sanata ,edebiyata, tiyatroya halkına yön vermesi okumaya ön planda tutması kısacası halkın batılı olması için modern olması için onun değimiyle istikbal göklerdedir. Diyen bir Mustafa Kemal ATATÜRK'ü anlatmış .Çokta güzel anlatmış okumanızı dilerim.
592 syf.
·12 günde·Beğendi·8/10
Birkaç kez kütüphanede, bir kez de denk geldiğim bir başka yerde okuduğum, pek tabi tamamlayamadığım fakat o güne kadar okuduğum en inandırıcı, en "hah, bu işte" dediğim Atatürk'ü anlatan kitap. Bir kimseyi, herhangi bir kimseyi anlatırken onu üst insan olarak anlatma gayreti ilkin o insanın kendisine hakarettir. Kahraman, bize en çok benzemediği halde bile mutlak olarak bize en yakın kişidir. Bu yüzden Atatürk'ü bizimkilerden asla öğrenmemek gerektiğini, onu gerekirse kendisiyle aynı cephede askerlik yapan ve biraz ötelerine düşen bombanın Atatürk'te oluşturduğu etkiyi renginin sapsarı kesildiğini söyleyen askerden öğrenmem gerektiğini öğretiyor kitap. Birkaç gün içinde elime ulaşır. İlgim ve alanım dışındaki bu kitabı önce kahramanlarına haksızlık edenlere öneriyorum.
592 syf.
·28 günde·1/10
Kitabı bitirdim ancak kitap hakkındaki düşüncelerimde bir değişiklik olmadı. Atatürk'e kitap okumayı sevmeyen diyecek kadar, çok uyuyan, öğleden sonra uyanan bir insan diyecek kadar şuursuzluk örneği. Kİtap okumayı sevmezdi dediği insanın kütüphanesini hiç mi görmedi ya da yazdığı kitaplardan da mı haberi yok acaba? Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumlarından bir hezimet, bir yalan macera, bir can sıkıntısından doğmuş kurum gibi bahsetmiş.
Kitap benim için büyük bir hayal kırıklığıydı, bu kitabı öven okuyucularda mevcut. Aynı kitabı mı okuduk, ben mi anlayamadım diyorum ama yani sürekli bir kadın-içki ve Atatürk'ün diktatör duruşunu anlatan bir kitap. Fikirlerini nasıl zorla kabul ettirdiğini, kadınlarla nasıl flört ettiğini, şahsi çıkarları için nasıl kararlar aldığını anlatan bir kitap. Ne savaşlar ne barışlar ne de alınan o büyük kararlar, Meclisin açılması, Cumhuriyetin ilanı vs. diğer konular kadar yer bulmamıştı. İnönü adı İnönü Savaşlarında sadece 3-5 defa geçiyor, Lozan Anltlaşmasında da hep İnönü'nün hata ve yanlışlarından bahsediliyordu. Bilemiyorum...Benim için tam bir zaman kaybıydı...11.09.2017

Kitabı çok büyük bir sabır ve sukünetle okuyorum.
140. sayfaya geldim ama ciddi anlamda gerildim.
Her üç sayfada bir yinelenen Atatürk'ün kadınlara, içkiye ve sosyete hayatına olan merakı. Ortamlarda ki kaba tavırları, sessiz dik bakışları, fikirlerini karşısındakine zorla kabul ettirme çabası gibi cümleler kabul edebileceğim şeyler değil. Hatta Sofya elçiliğinin anlatıldığı bir bölümde şöyle bir cümle var: "Sofya'da sevişmekten, gülüp oynamaktan başka yapacak işler de vardı." keza böyle bile olsa ben bu cümlenin objektifliğine ve gerçeği yansıtma amacıyla yazıldığına inanmıyorum. ve ben bir yurtsever olarak bir Atatürkçü olarak böyle bir bilgiyi bilmek istemiyorum.
Atatürk'ün saygınlığına bir hakaret gibi görüyorum.
Atatürk'ün dehasını konuşturduğu savaşlar o kadar yüzeysel ki neredeyse konu edilmeyecekmiş. Askerlik dehasının ya da yeteneklerinin geçtiği bölümlerde ve satırlarda da sürekli bir Enver Paşaya kıskançlığı vurgulanmış.
Kitapları yarım bırakmak kesinlikle alışkanlığım olmadığı için bitireceğim ama kaynakça da yararlandığı eserleri ve kişileri görünce de hazmedemiyorum.
Kitap bitince daha uygun daha açıklayıcı bir inceleme yazıcam mutlaka.
Atatürk'te bir insandı mutlaka kendi özel hayatı vardı, kişisel zaafları, kıskançlıkları, huzursuzlukları mutlaka vardı. Bunlar yok, yalan uydurma demiyorum ama böyle gereksiz detay vermenin değil Türk milletine, Dünyaya mal olmuş bir insanı bu şekilde lansa etmenin mantığını anlamıyorum. Bizler birçok Atatürk kitabı bir çok Kurtuluş Dönemini anlatan kitaplar okumuş olabiliriz. Ama Atatürkle ilgili sadece bu kitabı okuyan diğer milletlerin üzerinde bırakacağı izlenimleri düşününüz. (Ağustos.2017)
%10 (58/592)
·Puan vermedi
Objektifliğinin yanı sıra olay örgüsü çerçevesinde yazıldığı için dili oldukça akıcı bir kitap. Klasik tarihsel eserlerin dışında tutulabilir. Özellikle tarihe ilgili olanların listesinde yerini almalı.
592 syf.
Atatürk'e suikast girişiminde bulunan Ziya Hurşit'in bir kara tahtaya yazdığı cümle; millet önce mabut(tanrı)larını yaratır; sonra onlara tapar. Belki şu an Atatürk üzerinde cereyan eden etkisizleştirme, unutturma çabalarının amacı yeni bir mabut oluşturma çabası mı acaba? Tarihi az çok okuyan, muhakeme yeteneğine sahip, o günün olağanüstü koşullarını gözünde canlandırabilen bir vatandaş; sevsin ya da sevmesin Atatürk'ün bu ülkeyi paramparça olmuş bir durumdan; hırsla, mücadeleyle, akılla nasıl yapboz tahtasında birleştirip, bir devlet, bir millet oluşturma ülküsü için harcadığı çabayı anlayabilir.

Anlamadan, bilmeden, eksikliklerini göz ardı ederek putlaştırmak yerine; düşüncelerini kavramak ve ona göre Atatürk'e değer vermek daha mı sağlıklı olabilir ?

Kitap içinde çok fazla ayrıntı içeren, belgesel tadında bir eser.

İyi okumalar.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün idealleriyle geleceğe yol almanız dileği ve temennisiyle...

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 403 okur okudu.
  • 37 okur okuyor.
  • 388 okur okuyacak.
  • 8 okur yarım bıraktı.