Aydınlık sabahı düşün ve durgun karanlık geceyi. Rabbin seni ne unuttu ne de darıldı. Öteki dünya senin için (hayatının) bu ilk bölümünden mutlaka daha iyi olacak! Ve zamanı geldiğinde Rabbin sana (kalbinden geçeni) bağışlayacak ve seni hoşnut kılacak.(Duha Suresi- 1/5)
Doğan Kitap·Kitabı okuyor
Alıntı
TUNUSLU HAYREDDİN PAŞA VE BİTMEYEN SANCIMIZ-5
Paris’ten 1856 yılında dönen Hayreddin Paşa, Tunus’a adım attığında karşısında bulduğu manzara; yolsuzlukla delik deşik edilmiş bir hazine, kabile asabiyetine hapsolmuş bir bürokrasi ve halkın ümüğüne çöken “sömürücü” bir elittir. Bu elitin başında ise, Paşa’nın Paris’te peşine düştüğü Benaïad’ın hamisi, Tunus’un karanlık kudreti Mustafa Haznedar bulunmaktadır. Paşa için mücadele artık şahıslarla değil, zihniyetle ve kurumlarladır. Ancak bu kurumsal inşanın önündeki en büyük engel, insanın insan tarafından sömürüldüğü en köhne yapı olan köleliktir. Paşa, henüz genç bir danışmanken Tunus Beyi Ahmed Bey’i bu konuda ikna etmiş ve Tunus’un 1846 yılında köleliği yasaklayan ilk Müslüman ülke olmasında başrolü oynamıştır. Bu hamle, onun için sadece ahlaki bir duruş değil, rasyonel bir sistem gerekliliğidir. Paşa’ya göre, kendi vücudu ve emeği üzerinde mülkiyet hakkı olmayan bir ferdin, bir medeniyeti ayağa kaldıracak “teşvik” yapısına sahip olması imkânsızdır. “Hürriyetin olmadığı yerde insanlar sadece günü kurtarmaya bakar, büyük işlere teşebbüs etmezler.” 30.01.2026 Mustafa Yeneroğlu KARAR
Tarih
Peaky Blinders 2. Sezon 5. Bölüm 34:21
7/10
·504 syf.··
2026 5. kitabı
·
52 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 00:00
Galiba 1,5-2 aydır benimle her yere geldi Unutma Beni Apartmanı. Otobüste, metroda, trende okudum. Bazen 2 sayfa bazen 2 bölüm. Süreyya ve hayatındaki tüm griler de benimle yaşadı 2 ay boyunca. Ben de son zamanlarda korkar oldum hayattan. Yarım bir hayatı yaşıyor olmaktan, hiç tamamlanamayacak gibi hissetmekten, bir yere ait olamamaktan. Süreyya belki yapabilecekken yapmayıp, sonrasında pişman olduğu şeylerle dolu 40 küsur ömrüyle kitabın son sayfasında kaldı ama ben 24 küsur ömrümle hayatımı kendime göre şekillendirmeye devam edeceğim. En azından deneyeceğim. Bu da benim hayatım olacak sonuçta, kendi doğrularımla, kalıplara uymayan. Belki kitabı okuyup okumamak isteyenler için aydınlatıcı bir inceleme olmadı ama kitap bitince kafamda bunlar oluştu. Serinin diğer kitaplarında da burdaki bazı karakterlere yer verilmiş sanırım bir incelemede öyle bir şeye rastlamıştım ama tam emin değilim. Diğer kitapları okurken kimlerle karşılaşacağımı merakla bekliyor olacağım. Elimde Nermin Yıldırım'ın tüm kitapları var arayı fazla acmadan, ufak farklılıklar ekleyerek tüm seriyi ard arda okumayı planlıyorum.
Unutma Beni ApartmanıNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 20256,1bin okunma
Dördüncü Bölüm, İstanbul'a Seyahat ve Buradaki İlk İkametim
Birkaç gün boyunca, yılın bu zamanlarında Asya'da nadir görülen sert rüzgarlar vardı ve Varna'dan hareketimizin ancak beşinci gününde Boğaz'ın mukaddes ağzına girdik. Açık gökyüzü ve parlayan güneş iki kıyıdaki tepelerin tatlı şekillerine, köşk ve konakların oldukça canlı boyalarına, Çarpışan Kayalar'a, deniz fenerlerine, Asya kıyısındaki siyah bazaltik kayalara, Avrupa kıyısında seller ile oyulmuş yalıyarlara, Harpi'nin yerine, Mavromlos Manastırı'nın ve duvar kalıntılarının sahile kadar indiği Bizans limanının kalıntılarına, Avrupa yakasında Ceneviz Sarayı'na ve Yuşa Tepesi'nin harabelerine, Asya'daki su yollarının yeni saraylarının beyaz duvarlarına ışık ve parıltı saçıyordu. Minarelerin ve sarayların, köşk ve bahçelerin, birçok pencere ve düz çatılarıyla konakların, gür tepelerin ve alımlı körfezlerin kalabalıklığı arasında bir mavi şerit gibi iki kıtayı birbirine bağlamış Boğaziçi'nin su yolları gözlerimi kamaştırdı, beni hayrete düşürdü, büyüledi. Geminin her adımıyla ileride genişleyen seyir kanalında, geriye doğru daralan deniz menfezinde yeni manzaralar açılıyordu, sonunda Tarabya gözlerimin önündeydi, tüm cenahlardan, tepeler tarafından mucizevi büyük deniz çepeçevre sarılmıştı. Gemi Büyükdere önünde 5 Temmuz'da öğleyin demir attı, bu tarih benim ilk işe alınmamın ikinci yıl dönümü, 5 Temmuz 1797'den beri maaşımın ödenmeye başladığı gündü...
Sayfa 88 - Kronik Kitap, 1.Baskı, Eylül 2023·Kitabı okuyor